CUMHURBAŞKANLARI VE KİTAPLAR

CUMHURBAŞKANLARI VE KİTAPLAR

"Kitapsız günüm geçmez ." diyor Emanuel Macron.

"Kitapların yeri ve edebiyatın yeri hayatımın merkezindedir. Edebiyatı yaşamdan ayrı düşünemeyiz.

Edebiyat, bulunduğunuz duruma ışık tutar, yaşam deneyimlerimize ad koyar ve varoluşumuza öz kazandırır.

Kitaplar aynı zamanda tanımadığımız yollarda bize eşlik ederek ufuk açar. Dünyayı edebiyatla duyumsarız."

Çok veya az okumaya her zaman vakit vardır.

İnsan her durumda okumaya zaman ayırmalı." ( Nilgün Cerrahoğlu – Cumhuriyet – 15 Haziran 2017)

Elysee Sarayı'nda da okumaya devam edeceğini ilave eden 39 yaşındaki genç Fransa Cumhurbaşkanı "İnsan her durumda okumaya zaman ayırmalı" diyor.  

***

Yukarıda yazısından alıntı yaptığımız Cumhuriyet yazarı Sayın Nilgün Cerrahoğlu yazısına şöyle devam ediyor.:

"Fransa Cumhurbaşkanı, şimdiden efsane olan başarıları ile eğer güç sarhoşluğuna kapılıp despotlaşırsa, Fransa demek oluyor ki 'aydın bir despota kavuşacak.'

"Halklar iddia edildiğince 'hak ettikleri yönetime' mahkûm oluyorsa, Fransızların payına da anlaşılan Macron misali okumuş yazmış despot düşecek."

***

Hangi ülkenin başına şöyle ya da böyle, haklı haksız, hileyle ya da normal yolla gelmiş olan bin cumhurbaşkanının ya da devlet başkanının, sadece okuryazar olması değil, bol bol okumuş ve durmadan okuyan bir durum ve kültürde olması başında bulunan ülkeler adına büyük talihtir...

Yaşamı boyunca eline sadece bir kaç kez kitap almış ve yönetimi sürecinde kitapların kapağını bile kaldırmayan "Başkanlar" ülkeleri adına kara talihtir...

Kitap okumayan, kitap düşmanı liderlerin gideceği yol, tartışmasız eninde sonunda despotizmdir...

***

Biz burada şu ülkeyi ya bu ülkeyi hedef alarak onun başında ki "yeri dolmaz muhteşem bir başkanı" hedef almıyor ve konu etmiyoruz...

Kimi başkanlar "dünya lideri (!)" mertebesine ulaşabilirler, kimilerinin de adından sanından söz edilmez...

Hangi ülkede olursa olsun...

Başa geçenlerin özellikle "Başkan" diye tanımlananların; her yönden kültürlü, edebiyata, sanata ve kültürel değerlere önem ve değer veren yapıda olmaları o ülke halkları adına "büyük şans" tır.

***

"Cumhurbaşkanı" ya da "Başkan" diye tanımlanan baştaki siyasilerin, tarihi bilgiler açısından ciddi ölçüde donanımlı olmaları şart ve kaçınılmazdır...

Korkutarak, tehdit ederek, baskı ve zulüm uygulayarak ve kitap düşmanı olarak sonuna değin, başta kalabilmiş başkana daha doğrusu diktatöre, dünya var olduğundan beri tanık olunmamıştır...

Dinimiz açısından kutsal kitabımızda; kibir ve zorbalıkla yükselmenin ve var olmanın olumlandığı hiçbir sure ve ayette yer almamaktadır...

***

Gerçek anlamda asrın ve dünyanın lideri olan, Mustafa Kemal ATATÜRK; bilinir ki, yaşamı boyunca 4 bine yakın kitabın çoğunu, satır altlarını çizerek ve kenar notları koyarak okumuştur...

Büyük Taarruz'dan bir gece önce bile çadırında kitap okuduğu bilinir.

Büyük lider, büyük devlet adamı ya da asrın lideri öyle kolay kolay olunmuyor beyler...

***

Hangi konum ve mevkide olunursa olsun...

Eğer kişi, aydın, entelektüel, okumuş konumda bir kimse ise, şayet kitaplara uzak kalmışsa...

Affedilir yönü olmadığı gibi, salt görev unvanının büyüklüğü, ona asla üstünlük ve hak edilmiş bir saygınlık kazandırmaz...

Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Macron'un kitaplarla ilgili ve okumaya yönelik sözleri ve değerlendirmeleri, bazı ülkelerde kağıtlara yazılıp duvarlara asılsa yeridir demekten kendimizi alamıyoruz...

Bir ironiyle yazımızı sonlandıralım...

Okumaya (hiç) sevmeyenlerin çok fazla olduğu bazı ülkelerde(!), sanırız duvarlardaki o yazılarda okunmaz...

Başka ne diyelim?...

27.06.2017 (Burhan Özbey)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR