Çocuklara mültecilik konulu anketten

Haydar DOĞAN

Çocuklara mültecilik konulu anketten

Çocuklara mültecilik konulu anketten :

"Sizin sınıfta mülteci var mı? "

Çocuk:

"Hayir bizim sınıfta hepimiz çocuğuz!"

 

Suriyeliler üzerinden yürütülen Vatandaşlık verilsin mi verilmesin mi tartışmalarını değerlendirirken öncelikle Mülteciliğin ne olduğunu bilmemiz gerekiyor.

 

İnsanlar keyfi bir şekilde ülkelerini terk ederek başka ülkelere gitmiyorlar. Mülteciliği ouşturan birinci sebep, katliamlardan kaçarak yaşama tutunmaya çalışmaktır.
Hepimiz Biraz Mülteciyiz derken aslında biraz kelimesini de kaldırmak gerekiyor.


Hepimiz Mülteciyiz....
Özellikle Türkiyeli insanlar olarak 60 yıl önce Avrupa'ya salt ekonomik sebeplerle gelmiş olan insan topluluğu olarak Mülteciliğin sadece kıyımlardan kaçmak olmadığını açıkça görebilmek gerekiyor. Bu Ekonomik Sebepler de, var olan Devlet yapısının insanlarına yetemediğidir.
Siyasi Nedenlerle ülkesini terk etmek zorunda olan insanlar da varlar.



Mülteciliği oluşturan Emperyalizmin bizzat kendisidir.
Ülkelerdeki faşist uygulamalardır.



Mülteci veya sığınmacı; dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen, iltica ettiği ülke tarafından endişeleri haklı bulunan kişi.



Sığınma talebi geri çevrilen kimseler sığınmacı olarak nitelenemeyeceğinden, sığınmacı sıfatını kullanabilmek için kişi endişelerinde, korkularında haklı bulunmalıdır.


BM'nin tanımı ile, "ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişi"dir.


Mültecilik, hukuki bir statüdür.



İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, sığınma hakkını şöyle tanımlar: "Herkesin zulüm karşısında başka ülkelere sığınmacı ve bu ülkelerce sığınmacı işlemi görme hakkı vardır" (madde 14/1).



Göçmenlere bazen ekonomik sığınmacı denilmektedir. Toplu sığınma, iç savaşlar ve çatışmalarda, yoğun baskılarda, büyük afetlerde ortaya çıkmaktadır. Bireysel sığınma daha çok siyasal sebeplerledir. Bazen yabancı elçilikler, savaş gemileri ve uçaklar kendilerine sığınanları korur. Yurtsuzlar da bazen mülteci konumundadırlar.

 

 

SINIR.

Söz dinlemiyor bu bulut

Çizilmiş sınırları aşıyor

İçinde saklı sevdaları

Sınırdan sınıra taşıyor.

 

Söz dinlemiyor bu ırmak

Çamurlu yüzüyle

Ülkeler geçiyor denizlere ulaşarak.

Bir çift kanat gökte

Sınır ihlali yapıyor

Mevsimlere inat

Kıtalar aşıyor.

 

Bak şu çocuğa, söz dinlemiyor

Kurulmuş çitleri aşıyor

Tırmanmış elma ağacına

Yıldızlara ulaşıyor.

Bir tek insana yasak

Sınırdan sınıra koşmak

Tel örgüler ardında

Mayınlı toprak....

12.07.2016 (Haydar DOĞAN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Tatil - Terör - Soygun

Bir kaç güne kalmaz unutulur Cizre

"En fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı"

Gün Yüzlü Sabahım Gelmiş

SICAKTI ÖLÜM SENDE

Bağışla Gözlerimi Çocuk

ZEKİ'CE YASAKLAR.....

İNSANLIK SİZİN OLSUN.

LURİ- 1 MAYIS HİKAYESİ