ÇOCUK ÖLDÜRTME SANATI

ÇOCUK ÖLDÜRTME SANATI

"Böyle de sanat mı olur?" demeyin, bu bir Ortadoğu dövüş sanatıdır!!



Batılı gezginler, gazeteciler, belgeselciler Afganistan'da, Somali'de elinde kalaşnikoflu çocukları görünce "Çocuk askerler" başlığı atıverdiler.



Batılılar, "bakın bizden uzakta nasıl bir hayat var" üstenciliği bir yanda, romantizme de yenilince başta bu olayı doğru analiz edemedi.



Onlara göre, savaşta büyükler öldüğü için sıra mecburen çocuklara gelmişti.



Bizim aydınımız da, Mustafa Kemal sayesinde kazandığı rahatlık ve Ortadoğu cehenneminden kurtulmanın rahatlığı bir yanda, Konya'yı, Diyarbakır'ı bile Amerikan kitaplarından okumak hazırcılığına alıştığı için kafasını çevirip "gerçek nedir?" diye araştırma gereği bile duymadı.



Zaten bizim tarihimizde de türkülere bile konu olmuş 15'lik savaşçılar yok muydu? Elindeki gömleği herkese uydurma çabası bir Türk aydını hastalığıdır.



Oysa gerçekte, çocuklar, savaş silahı olarak kullanılmaktaydı.

Gerilla taktikleri ne idiyse, çocukları kullanmak da bir savaş oyunuydu.

Tıpkı, kendi vücudundan silah üretmek anlamına gelen "canlı bomba" gibi.



Bu mantıkla baktığınızda çocuk bir "savaş makinesi"dir.



Çocuk, sizin korkularınızı taşımaz.

Siz, ayağınızın dibine mermi düştüğünde kaçabilirsiniz ve tüm direnme gücünüzü kaybedebilirsiniz ama beyni yıkanmış, bu şekilde koşullanmış bir çocuk kaçmaz.



Tıpkı pencereden sarkan bir çocuk gibi, sonucunu düşünmez.



Bir yetişkin vücuduna ve ölçülerine sahip olmadığı için, kolay gizlenebilir ve vurulması daha zordur.



Trafik kazalarında ve depremlerde çocukların daha kolay kurtulduğunu hatırlayın.



Karşısındaki düzenli bir orduysa ve o ordu bir Anayasaya tabi ise, çocuğu birinci düşman göremeyeceğini de bu duruma ekleyin.



Şimdi üzerine bomba bağlanan, eline silah tutuşturulan beyni yıkanmış bir çocuğun ne kadar tehlikeli bir silah olduğunu anlayabildiniz mi?



Ortadoğu vahşiliği içinde çocuk, mayın tarlasına sürülen bir eşekten farksızdır.



Köpekler, kediler, eşekler Ortadoğu'da mayın temizleme aracı olarak kullanılır. Bu daha mı az vahşiliktir?



Aynı mantıkla kadınlar kullanılmaz mı?

Hani "soframızda öküzümüzden sonra gelen kadınlar..."

Canlı bombaların çoğu kadınlar değil mi?

Yine aynı mantıkla, Anayasaya tabi orduların, üzerlerine doğru yaklaşan bir kadına çaresizliği anlaşılabilir bir şey değil mi?



Bir de bu duruma kadının inatçılığını, davaya inanma azmini ve gözükaralığını ekleyin.



Elleri daha az titrediği için roketi ve keskin nişan tüfeğini kadınların eline tutuştururlar. İşte örgüt içindeki kadın değeri budur.



Şimdi anlayabildiniz mi Doğu'nun çocuk ve kadın öldürtme sanatını?



Nişantaşı'ndan, Cihangir'den bakarak bu işi çözemezsin. Üstüne üstlük kendi orduna da kendini düşman ettirirsin.



Şimdi anladın mı ordun, Karakaya gibi bir adam için neden baş sağlığı diledi?



Çünkü o komutanın askerleri Doğu'da teröre kurban giderken, Karakaya ordunun yanında yer aldı. Sizler ise Cihangir'den kafayı uzatıp PKK'nın yanında saf tuttunuz.



Gördünüz mü şimdi düz mantığı, düz psikolojiyi. Savaşın ve ölümün kendi dünyası vardır. Savaşın içindeki için tek gerçek yanında vurulup düşendir. Başka bir şeyi gözü görmez.



İşte bu noktada, PKK'lılaşan CHP'nin görevi; ordu ile Kemalistlerin arasını açmaktır. Bunu da başarıyor gibi görünüyor. Çünkü artık CHP'nin aydın tabanı azaldı. Goygoyculuk hakim oldu.



Aynı şekilde Türk solu da, PKK içinde eridi, kimliğini kaybetti.



Nerde o bizim ağabeylerimiz, babalarımızın dünya görüşü ve zekası? Hani o, koltuğunun altında Cumhuriyet gazetesi, engin dünya görüşü, hafta iki kitap bitiren, birkaç dergiye abone olmuş, bir fikri beğenmiyorsa, yerine doğrusunu öğretmeye çalışan, birikimli, örgütlü ve yiğit adamlar?

Önce Cumhuriyet gazetesi gitti, sonra dergiler, önemli kitapları yazan yazarlar, onları satan kitapçılar hepsi terk ettiler dünyamızı.



Türk devrim tarihinden süzülen o büyük birikim emperyalizmin elinde oyuncak oldu.



Şimdi bizi savunacak siyasilere bakıyorum da hepsi kötü bir emitasyon gibi duruyor.



Konumuza dönelim;



Çocuk öldürtmek Ortadoğu'da bir savaş sanatıdır.

Kadınları, hamile görüntüsünde bomba yüküyle ölüme yollamak, Ortadoğu'da bir savaş sanatıdır.

"Çocuklar ölmesin" diye bağırmak da bunun sırtlan ağızlardaki propagandasıdır.



Bunu ben söylersem bir iyi niyet göstergesidir çünkü çocukların eline silahı ben vermiyorum.



Ama çocukların eline silahı veren kişi "çocuklar öldürülmesin" diyorsa, bu sırtlanlıktır. Döktüğü, timsah gözyaşıdır.

28.01.2016 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR