Bugün 1 Eylül Dünya Barış günü

Fevzi Günenç

Bugün 1 Eylül Dünya Barış günü

Bugün 1 Eylül "Dünya Barış Günü. Adını "Dünya Savaş Günü" diye değiştirsek de yeri ya...

76 yaşıma girerken, kendimi şair sanıp Edip Cansever'e özendim. İşte bu özentinin sonucu, Edip'in masasından sonra geldi benim de masam.

Aşağıda... Buyurun erenler sofrasına.

 

MASA DA MASAYMIŞ HA 

Adam yaşama sevinci içinde 

Masaya anahtarlarını koydu 

Bakır kâseye çiçekleri koydu 

Sütünü yumurtasını koydu 

Pencereden gelen ışığı koydu 

Bisiklet sesini çıkrık sesini 

Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu 

Adam masaya 

Aklında olup bitenleri koydu 

Ne yapmak istiyordu hayatta  

İşte onu koydu 

Kimi seviyordu kimi sevmiyordu 

Adam masaya onları da koydu 

Üç kere üç dokuz ederdi 

Adam koydu masaya dokuzu 

Pencere yanındaydı gökyüzü yanında 

Uzandı masaya sonsuzu koydu 

Bir bira içmek istiyordu kaç gündür 

Masaya biranın dökülüşünü koydu 

Uykusunu koydu uyanıklığını koydu 

Tokluğunu açlığını koydu. 

Masa da masaymış ha 

Bana mısın demedi bu kadar yüke 

Bir iki sallandı durdu 

Adam ha babam koyuyordu.

 

 

BU DA BENİM MASAM YA DA

BİR YIL DAHA GENÇLEŞTİM/FEV

Bugün 1 Eylül, benim doğum günüm

gerçi dünya barış günü bugün ama on bir gün sonra ünifoırmalı, postallı bir takım gangsterlerin

güllerimi solduracağı akşam olacağını bilseydim

doğar mıydım acaba?

 

Bir yıl daha gençleştim bugün

bunun onuruna bir masa donatayım dedim

gelen konukları masama

yerleştirmeye başladım birer birer.

 

İlk konuğum tahmin edersiniz bilgisayarım oldu

masama önce o kuruldu

havalar çok sıcık gitmeyi sürdürüyor eylüle rağmen

masama vantilatörümü de koydum.

"Ben ben!" diye parmak kadırıp duruyordu

aklımdan geçenler

onlarsız olur muydu şimdi

bir doğum günü kutlama masası

aklımdan geçenleri koydum.

 

Biz bize oluruz, ne gerek var fazla kalabalığa diyordum

ne var ki giderek masaya sığmaz olduk

öykülerim buyur ettiler kendilerini

nerdeymişsin oyunlarım çıkageldi

sonra yayınlanmamış romanlarım

okunmuş, okunmamış kitaplarım

şiirlerim ille de,toplumcu şiirlerim...

bir kalabalık olduk bir kalabalık olduk ki sormayın.

 

Kaygılanıyordum bu kadar kalabalık

nasıl sığar bir masaya diye

masam, akıllı masam, sihirli masam, anlayışlı masam

giderek büyüdü büyüdü; hepimizi sığdırdı dünyasına

bir daha bir daha bir daha; yine yine yine

kadeh kaldırdık hep birden yeni yılımın şerefine.

 

Bir de sarhoş olduk mu size

hep birikte kol kola girip sokağa vurduk mu kendimizi

bir kahkahalar tufanı

bir naralar, "Var mı bize yan bakan!" lar...

varmış, gözaltında geçirdik gecenin sonraki yarısını

yani geçirecektik, rahat dursaydık

orada da sürdürdük haşarılıklarımızı

 

Bir kaç yüz KM ötemizde insanlarımız ölüyormuş

yas'lanmadık, yaslansaydık

küserdi herhalde ölülerimiz bize.

özür dilemekle yetindik

kadeh kaldıramadığımız için kendilerinin şerefine.

karakolda şarap nerde?

 

İnsanlar aç kalmamak için çöp konteynerlerini

didik didik ediyormuş hemen burnumuzun dibinde

Halden anlamaz bir çocuk anne balon

diye ağlıyormuş parası olmayan annesine

geliri giderini karşılayamayan işçimin

elektrik faturasını ödeyemediği için

karanlıkta parlıyormuş ailece gözleri

çöpçülük içini başvuran üniversite mezunu delikanlıma

bir türlü yanıt gelmiyormuş belediyeden

diş tırnak yaptığı tek göz gecekondusunun

yıktırılışını seyrediyormuş için biçare yoksullarımız

oylarını satmaya hazırlanıyormuş

bir torba kömür beklentisinde ya da zahire  

ve saire ve saire vesaire

bana ne?

 

Yapabileceğimiz tek şey kalmıştı

oturup ağlamak sonra da gözyaşlarımızı içmek

şarap niyetine.

 

Bir yıl daha gençleşmiştik evimize döndüğümüzde

"Ne yapmalı, nasıl yapmalı?.." diye sabaha kadar

düşünüp dürdük uzun uzun

masamız mahzun, biz mahzun.

 

FEVZİ GÜNENÇ (1 Eylül 2016)

1.09.2016 (Fevzi Günenç)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR