BU TOPRAKLARDA NEDEN DEVRİM OLMUYOR

BU TOPRAKLARDA NEDEN DEVRİM OLMUYOR

Kral Tayyip buyurdu; Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tutuklandılar.

Dudak uçuklatan bir haber: Tayyip erdoğan' ın bizim cebimizden yaptırdığı Ak Saray' ın aylık gideri (Mimarlar Odası'nın hesaplarına göre) 21 milyon (trilyon) dur.

Kral Tayyip, aile efradıyla lüks içinde yaşasın diye, her ay cebimizden 21 milyon lira çıkıyor!

Başka bir vurgun, bir talan hikâyesi daha:

Televizyonlardan dinlemişsinizdir; Murat Genç adlı Ankara' lı bir iş adamı, eşinden ayrılmak için altı buçuk milyon dolar tazminat ödedi.

Bu kadarla da kalmadı...

Eşine, Ankara Dikmen semtinde her biri birkaç trilyon değerinde 35 arsa, on milyon Pound, her ay için 100 bin lira yoksulluk nafakası, Ulus' ta 3 milyon lira değerinde bir daire, oğlunun adını taşıyan lüks bir yat ve bir de bir uçak verdi.

Bu yüklü tazminatı -bir çerez parasıymış gibi- ödeyen birinin kim bilir serveti daha ne kadardır?!

Parmak ısırtan bu dev servetin son kuruşuna kadar halkın malı olduğu kuşkudan uzaktır.

Ankara eski belediye başkanı Melih Gökçek'in ihaleler vererek paraya boğduğu Murat Genç bu kadar zenginse, kim bilir kendisi nasıl bir servet edinmiştir!

Sadece Murat Genç ve Melih Gökçek değil, halkın cebinden milyar dolarları çekip alan daha nice devlet zenginleri var!

Halkı ateş gibi yakan başka sorunlardan söz etmeye hiç gerek yok, sadece bunlar bile bir devrim nedenidir.

Peki, bu topraklarda neden devrim olmuyor?

Çünkü...

Din ve ırkçılık şırıngası halkı feci halde uyuşturmuştur.

Buna düzen medyasının yalan bombardımanı da eklenince, halk bu hayasız soygun düzeninin gerçek yüzünü göremez hale gelmiştir.

 

Başka nedenler de sıralanabilir:

Halkın aklını çelen çok güçlü bir işbirlikçi kesim var. Düzenin çanak yalayıcısı bu lanetli işbirlikçiler, halkı bin bir dalavere ile aldatarak düzene peşkeş çekmektedirler.  

Devletin ağır savaş araç ve gereçleriyle donatılan silahlı kuvvetleri, istihbarat örgütleri, Meclisi ve yargı kurumu, bu düzeni korumak için günün her dakikası alarmdalar.  

Sesini çıkaranın sesi kesilmekte, başını kaldıranın başı ezilmektedir. 

İstihbarat örgütleri birçok sözde muhalif parti, sendika ve meslek örgütlerine sızmış, buralarda kontrolü ele geçirmişlerdir. İçeriden fethedilen bu parti ve kurumlar düzen için tehlikeli olmaktan çıkarılmış, düzenin birer uydusu haline getirilmişlerdir.

İşte bu partiler ve kurumlar kitleleri kontrol altında tutarak devrim önünde birer engele dönüşmüşlerdir.

Bunun ağır faturasını da görüldüğü gibi halk ödüyor.

Bir de ne yazık ki...

Bu topraklarda bir devrim geleneği yoktur.

Peki, ne yapılmalı, diye soracaksınız.

Kafa yorulacak soru işte budur.

7.04.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR