Biz Tarih Olduk; Onlar, ‘Yiğit, Naif Yürekler Destanı’yla Tarihe Geçtiler

Biz Tarih Olduk; Onlar, ‘Yiğit, Naif Yürekler Destanı’yla Tarihe Geçtiler

Kadir Manga, Sinan Cemgil, Alpaslan Erdoğan…

6.Filonun İstanbul’a gelmesiyle devrimci gençliğin kıyamet koparttığı, ülkenin   ABD  emperyalizmine peşkeş çekilmesine var gücüyle karşı koyduğu…

Ulusal kaynaklarımızın millileştirilmesi için kampanyaların, eylemlerin yükseldiği, halka doğru inmeye başladığı…

Camilerde, Komünizmle Mücadele Dernekleri  güdümünde  toplaşan kalabalıkların uyanan gençliğe hunharca saldırdığı yıllar…

Kanlı Pazar…

Ardından, 12 Mart 1971 askeri darbesi, gençliğin ve tüm demokratik güçlerin tepesine iniverdi. Paranın tanrıları ve işbirlikçileri, bu uyanışa göz yumar mıydı hiç?

Devrimci gençlik,  bu zorbalığa da isyandaydı. Boyun eğmek istemiyordu.

Bu nedenle Malatya Kürecik Amerikan Radar Üssünü basmak için yola çıkan Kadir Manga, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan  31 Mayıs 1971 günü Nurhak’ta, İnekli Köyü yakınlarında mola vermişlerdi. 

Halkı için, ülkesinin bağımsızlığı için yola çıkan, iyi eğitimli, çok zeki bu üç yiğit genci bir muhtar ihbar etti. Jandarma tarafından  kuşatıldılar, teslim olmadı öfkeli yiğit gençler, çatışmaya girdiler.

Katledildiler. Hunharca katledildiler.

Düzene boyun eğselerdi, bilgi ve emekleriyle düzenin hizmetine girselerdi, servet sahibi olmaları işten değildi. Reddettiler. Onlar, ülkelerinin bağımsızlığını, bu toprakların yoksul insanlarını sevdiler.

Halkı tarafından ihbar edilip katledildiler.

Nemrut’un 2150 metre yükseklerinden, uygarlıklar evliliğinin nikâh masasından bakan, vurdumduymaz Kommagene tanrıları Apollon, Mithra, Helios, Hermes, Kommagene’nin bereket tanrıçası Tyche-Fortuna, baş tanrı Zeus, Oromasdes, Kral Antiochos, Herakles, Ares  ne  düşündü bilmiyorum. Ama Kommagene halkının torunları hâlâ,  pişmanlığın ve utancın pençesinde sanırım.

Bir başka 68’li Murat Bjeduğ, yıllar sonra o bu katliamla ilgili olarak yöre halkının düşüncelerini, yıllar sonra şöyle aktarıyor:

“ Yıllar sonra yolumun düştüğü  Nurhak'ta iş görüşmesi yaptığım bir şahıs, konuşurken lafı geçmişteki olaylara getirdiğimde şu sözleri aynen söyledi:

''Murat Bey, ben o yıllarda AP'li idim ve belediye başkanıydım, bu gençlerin buralara geldiğini duyuyorduk ve görüyorduk da hiç öyle anarşiste benzer bir halleri yoktu, efendi insanlardı. Olaylar şiddetlenince bir gün komutanla bunların nerelerde olacağını konuşarak bir ağaçlık patika yoldan yürüyüp araziye baktık. Daha sonra ölenlerin dışında sağ yakalananlardan Osman bana 'reis isteseydik seni de komutanı da orada vururduk, önümüzden geçerken çalıların arkasında elimiz silahlı idi' dedi. Doğru söylüyordu o gün isteselerdi beni de komutanı da öldürebilirlerdi. Yukarda Allah var aslında anarşist falan diyorduk ama çok iyi ve çok temiz çocuklardı. Aklıma geldikçe çok üzülürüm. Bizim buralarda da unutulmadılar, köylerde sevenleri çoktur. Yazık oldu, kandırılmış da değillerdi inanmışlardı davalarına.'' (Murat Bjeduğ / http://bianet.org/bianet/siyaset/122393-nurhak-in-dusundurdukleri)”

Tarih; barbarlık, vahşet, kan ve zulümle yazılırken ardında pişmanlıkların, utançların  tortusu kalıyor ne yazık ki…

NOT: Sinan Cemgil katledildiğinde henüz iki yıllık eşi olan Şirin Cemgil’in anıları konuyla ilgilenenlere önerilir. Sinança/ Şirin Cemgil/ Ayrıntı Yayınları.

30.05.2017

Vildan Sevil

30.05.2017 (Vildan Sevil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR