BİLAL ERDOĞAN PKK'NİN ELİNDE OLSAYDI...

BİLAL ERDOĞAN PKK'NİN ELİNDE OLSAYDI...

Üç yıldır PKK'nin elinde olan dokuz asker...


Hüseyin Sarı, Süleyman Sungur, Sedat Sorgun, Ümit Gıncır, Semih Özbey, Adil Kabaklı, Müslüm Altıntaş, Mevlüt Kahveci, Sedat Yabalak, bir videoda bakın nasıl feryat ediyorlar:
"Şimdiye kadar kimsenin bizi aramadığını, sormadığını biliyoruz. Hiç kimsenin, hükümetin ve TSK'nın arayıp sormadığını, bize hiç kimsenin sahip çıkmadığını biliyoruz.
Biz yokmuşuz gibi kimsenin gündeminde değiliz.
Hükümet bizim için bir şey yapsın. Vatandaşlıktan mı çıkardılar, ne yaptılar? Hiçbir yerde ismimiz ağza alınmıyor.


Bizim için bir şeylerin yapılması için üst rütbeli komutan, vali, kaymakam ya da çok zengin olmamız mı gerekiyor? Ne yapmamız lazım ya da burada neyiz? Senin askerin, polisin, devlet çalışanı değil miyiz?


Kirlenmemiş hangi vicdan bu haykırışa sessiz kalabilir? 


Görülüyor ki, bu gencecik insanlar kendilerini bir kuyunun kör karanlığına atılmış çakıl taşları gibi terk edilmiş hissediyorlar. 


Aileleri de onlar kadar çaresiz; nereye gidecekler, kime dertlerini anlatacaklar bilmiyorlar! Elleri böğürlerinde öyle kalakalmışlar. 


Kimseleri yok! 


Kendi devletleri onları ortada bırakmış!


Oysa askere ne ümitlerle yollamışlardı çocuklarını. 


"Vatan borcu!" diye gururla ve davul zurnayla uğurlamışlardı goncalarını. 


Nedense hesap hep onlara, fakirlere kesilirdi. 


Vatan için feda edilecek bir can varsa onların önüne konulurdu kanlı fatura. 


Zenginler, devleti yönetenler ve onların çocukları muaftılar bu borçtan. 


Halkın alın teri olan milyar dolarlık servetlerine servet katmaktı onların işi. 


Tayyip Erdoğan seçimde, "Asker bizim namusumuzdur," diye kükreyip duruyordu. 
Peki, şimdi nerede? 


Neden sahip çıkmaz, "Namusumuz," dediği bu askerlere? 


Bu çocukların yerinde acaba Bilal Erdoğan olsaydı, yine böyle umursamaz mı davranacaktı? 


Kim bilir Abdullah Öcalan'ı kaç defa çay kahve içmeye davet ederdi İmralı'dan saraya!


Ve kendi kukla medyası o zaman ne methiyeler düzerdi bu ağırlamaya. 


Şimdi sormak gerekmez mi; bu hükümet neden sahip çıkmaz ölüm yolculuğuna çıkardığı bu gençlere? 
Neden siyasi araçları kullanarak ailelerine kavuşturmazlar bu çocukları? 


Asker cenazelerinde şov yapmak mıdır tek işleri? 


Uyan ey vicdan!
 

4.07.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR