AÇLARIN VE YOKSULLARIN (SOĞAN) DEVRİMİ

AÇLARIN VE YOKSULLARIN (SOĞAN) DEVRİMİ

KARDA ÇAMURDA AYAKLARI ÜŞÜYEN YIRTIK AYAKKABILI O ÇOCUĞA HANGİ SEÇİM AYAKKABI OLUR?

Kulağımın çoktandır unuttuğu inanılması güç şeyler söylüyordu. Anlattığı şeylerin çok eskilerde, eski fakirlik zamanlarında kaldığını sanıyordum.

Bazıları söylemeye utanıp çekinse de o, içinde biriken zehri kusmak istercesine konuştukça konuştu.

Kars'ta bir arkadaşımla randevulaştığımız kahvehaneye gittiğimde..

Siyah bir sakalla çevrelenen kavruk yüzünde munis bir gülümsemeyle o da oradaydı. Masadan kalkıp yerini -ısrar ederek- bana verdi, kendisi de arkadaşımın yanında karşımdaki sandalyeye geçti.  

ÇOCUKLAR BAYRAMDAN BAYRAMA ET YİYEBİLİYOR

Bir hal hatır sohbetinden sonra..

Pazar günü yapılan seçimi ve halkın ekonomik sorunlarını konuştuk. Sohbetin bir yerinde, "Geçen kurban bayramından beri evime et girmedi," dedi.

Of, ayağıma kurşun sıkılmış gibi irkildim. Başka bir dünyadan söz ediyordu sanki.

İnanmak istemedim; "Gördüğüm kadarıyla eski fakirlik yok. İnsanlar daha iyi şartlarda yaşıyor ve daha iyi besleniyorlar," dedim.

BAZI EVLERDE TENCERE KAYNAMIYOR

"Yanılıyorsun," diyerek başını iki yana salladı. "Çıkıp mahalleleri birlikte gezelim, birçok evde tencere kaynamıyor. İnsanlar kuru ekmekle karınlarını doyuruyorlar."

Yaşını ve ailevi durumunu sordum. Kırk yaşında ve dört çocuğunun olduğunu söyledi.

Çerçilik yapıyor, köylerde temizlik malzemesi satıyordu. Yani ekmeğini taştan çıkartan biriydi.

Siyah gözlerinde çakan bir alevle elini masaya vurarak, "Çocuklarım et yemek için gelecek kurban bayramını bekleyecekler. Bir baba olarak bu benim için ölüm gibi bir şey, "dedi.

İç çekerken, "Tayyip Erdoğan, fakirlerin çile kuyruklarına, 'Varlık Kuyrukları,' diyor!" diye devam etti. "Kim evine biber, domates götürebiliyor? Kim elma, portakal, muz, alabiliyor? Evine bir avuç fındık, fıstık, ceviz ve badem almak kimin haddine?"

O konuşurken, ben kendimi suçüstü yakalanmış gibi hissettim. Çünkü onun evine alamadığı bu yiyecekleri ben alabiliyordum.

BİR ÖĞÜNLÜK MERCİMEK ÇORBASI KAÇ LİRA TUTAR?

"Bir öğünlük mercimek çorbasının kaç lira tuttuğunu biliyor musunuz?" diye sorarak devam etti. "Fakirler mercimeği alır yağı bulamaz. Yağı bulur soğan alamaz. Nohut ve kuru fasulyenin yanına bile yaklaşamıyoruz.

Geçenlerde mahalledeki bakkaldan bir soğan almak istedim. Soğan biraz iriceydi, bakkal iki buçuk lira olduğunu söyleyince elimden yere düştü,"

SUÇ SOĞANDA MI?

Soğandan söz ederken, dişlerini kızgınlıkla sıktı, bakışları düşmanca bir korla yanıp söndü.

Oysa suç soğanda değil, onları bir soğana muhtaç eden bu kapitalist düzen ve devleti yönetenlerdeydi.  

'Bu yoksul insanların genel nüfus içinde oranları ne kadar olur?' diye merakla sordum.

"Yüzde seksen," dedi. 

'Bu çok yüksek bir miktar, mümkün değil,' diye karşı çıktım.

Fakat o, kesin bir dille ısrar etti.

YOKSULLAR NEDEN AYAĞA KALKMAZ?

"Peki, bu yoksullar ülke zenginlikleri küçük bir azınlık tarafından hortumlanırken, neden bu cehennem hayata itiraz etmez ve ayağa kalkmazlar?" diye sordum.

Acı acı göğüs geçirerek, "Ayağa kalkmazlar," dedi. "Çünkü beynimizi din, bayrak, vatan, millet yalanları ile esir almışlar."

YIRTIK AYAKKABILARINDAN UTANAN ÇOCUK

Kahvehaneden çıkıp Faikbey Caddesi'nde bir süre yan yana yürüdük. Şehir cam gibi pırıl pırıl bir serinliği soluyordu.

Akşam güneşinin mutlu turuncu ışıkları Kars'ın çamurlu sokaklarında oynaşırken, "Oğlum kaç gündür yırtık ayakkabıyla okula gidiyor," dedi.

 "Ayağının karda çamurda ıslanmasına ve üşümesine aldırmıyor ama arkadaşlarından utanıyor. Dün akşam ağladı, okula gitmeyeceğim, dedi. Bu sabah ona ayakkabı alacağım diye söz verdim, öyle okula gitti. Şimdi dükkânları dolaşıp en ucuz bir ayakkabı nerede var, ona bakacağım."

Genç adam benimle vedalaşıp caddedeki kalabalığa karışırken..

Ben, 'Bir soğan devrimine ihtiyaç var,' dedim kendi kendime.

Tüm çileleri sona erdirecek..

Ve elde bir adalet ve özgürlük bayrağıyla tüm sorunları silip süpürecek bir açlar ve yoksullar devrimi...

Başka bir yol ve çözüm yok, diğer her şey yalan.

3.04.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR