24 OCAK EKONOMİK KARARLARI -2  /  Erkan Türüdü

Gölge Adam

24 OCAK EKONOMİK KARARLARI -2 / Erkan Türüdü

ANAP iktidarıyla küresel politikalara bağlanma ve emperyalizme bağımlılık yeni boyutuyla sürdürülmeye başlanmıştır. SÜLEYMAN DEMİREL'İN istediği anayasa yapılmış ama iktidar DEMİREL'İN bürokratı ÖZAL'A teslim edilmiştir.

ANAP ile başlayan süreç ülke kaynaklarının tamamen uluslar arası sermayeye teslimidir.

 Özelleştirme politikalarıyla yabancı sermayenin ekonomideki ağırlığının artırılarak, devletin ekonomiden çekilmesini sağlamaktır. İşçilerin sendikasızlaştırılması, tarım kooperatiflerinin yok edilmesine doğru gidilmesidir.

1983 -2000 arası süreç özelleştirmelerde küçük adımların atıldığı dönemdir. Siyasi alan ise her zaman olduğu gibi sermayenin diğer alternatifleriyle doldurularak tiyatro yeni isimlerle oynanmaya devam edilmiştir.

ANAP tan iktidarı devralan ÇİLLER diğer liderlerle 12 Eylül öncesi liderlerin 'demokrasicilik oyunu'nu oynamaya devam etmiştir.

90'lı yıllarda ÇİLLER VE SAHTE RAKİPLERİ arasında 'sen şu kadar özelleştirme yaptın, ben bu kadar yaptım' dalaşları artık hiç bir şeyden çekinmeden, işçilerin ve toplumsal muhalefetin hesabı yapılmadan alenen yapılıyordu. Tüm bunlara rağmen yabancı sermaye yinede beklediği gibi durumun olmadığını, güvensizliğini 'yatırım' yapmamakla gösteriyordu.

DSP VE MHP’nin milliyetçi yapıları, ANAP ın bitişi, DYP’nin yıpranmışlığı ve asıl önemlisi mevcut 12 Eylül anayasasının bile içinde 'kalmış' ulusal özellikteki maddeler sermayenin akışını engelliyordu.

Sorun '' en milliyetçi iktidar' tarafından DSP-MHP-ANAP tarafından çıkarılan TAHKİM YASASI ile aşılarak yabancı sermayenin önü açıldı ve özelleştirmeler önündeki son yasal korkularda aşıldı.


TAHKİM YASASI önünde engel durumda olan anayasa maddesi öncelikle DSP-MHP-ANAP tarafından meclis oylamasıyla kaldırılmış ardından TAHKİM YASASI ÇIKARILMIŞTIR.

Yasanın çıkarılmasından sonra yabancı sermayenin ilk hedefi TELEKOM olmuştur. Kurum iktidarın ikinci ortağı olan MHP nin milletvekilindedir.(ENİS ÖKSÜZ)
'Milliyetçi kaygıları ve damarı tutan'
bakan durumu 'ulusal çıkarlara aykırı' görerek kurumun atışına itiraz eder. Sanki satışın yolunu açmamışlar gibi. (Belkide ne yaptığını bilmeden zamanında tahkime karşı çıkmamıştır!)

TELEKOM SATIŞINDA ortaya çıkan 'ulusalcı-milliyetçi' tutum sürerken
birden bir basın açıklamasıyla (ECEVİT-A.N.SEZER GÖRÜŞMESİ) ekonomi krize girer! döviz kurları tavan yapar. Oysa kimse o günlerde ekonomiden yabancı sermayenin çekilmesinden söz etmez. Aslında olan yabancı sermayenin 'ulusalcı tavıra' karşı bir tehdididir.

Daha ilk adımda sermayenin karşısında duran bu hükümete gitmeli ve 'ulusalcı-milliyetçi' olmayan bir iktidar oluşturulmalıdır.

Sosyalist solun hiç bir varlık gösteremediği, devletin solunun sessizliğe büründüğü bir ortamda yeni bir alternatifi gerçekleştirmek zor olmayacaktır. Ve aranan kan AKP adıyla bulunur. DÜNYA BANKASININ TAYİN ETTİĞİ K.DERVİŞ politikaları ile durdurulan dalgalanma, AKP İLE daha mutedil ortamda sürdürülmek üzere iktidara getirilir.

Emanetçi başbakanla kurulan hükümet. CHP nin her türden desteğiyle, Siirt te seçilen vatandaşın 'gönüllü' feragatıyla, cezaları kaldırılan,iptal edilen Siirt seçimini yenileyerek millet vekili seçilmesi sağlanan RTE’ye teslim edilir.

10 yıllık AKP iktidarı sermayenin çıkarına hiç bir iktidarın yapmadığı neo liberal saldırılarla azgın bir emek sömürüsünün uygulayıcısı ve halkımızın 'gözdesi' olarak siyasal yaşamına devam etmektedir.

Gücü artık deniz aşırı ülkelerde konuşulmaktadır!
2023’te de iktidar olacağını şimdiden bilerek söyleyebilme gücüne sahip olmasının arkasında ki sır vatandaş tarafından anlaşılınca tarihsel sonuna varmış olacaktır!

12 Eylül 80 de başlayan tarihsel yolculuğumuz,2002 virajını savrularak aldıktan sonra devrilmekten kurtulmuş, REFERANDUM sonrası son hızına çıkarak devam etmektedir…

29.01.2012 (Gölge Adam)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR