ADALET NASIL GELECEK?

ADALET NASIL GELECEK?

"Mücadelemiz sürecek, adalet gelene kadar susmayacağız."

 

CHP böyle söylüyor,,,

 

Zurnanın zırt dediği yer burası...

 

Adalet gelecekte nasıl gelecek?

Temenniyle ve hamasetle mi gelecek?

 

Kemal Kılıçdaroğlu adaletin gelmesi için (samimi) mücadelelerini sürdüreceklerinin ısrarla altını çiziyor...

 

Kararlı olmak güzel de; adeta Kaf dağının arkasında ki adaleti ülkemize getirebilmek nasıl olanaklı olacak?

 

***

Durum, gerçeğin fotoğrafı, konjonktür ortada...

 

Talihsiz ülkemizde adaletten eser yok...

 

"Terbiyesizlik (!)" ve "ahlaksızlık(!)" la adalet sağlanamıyor...

 

"O zat(!)" ın çabaları...

Bu işi başarmada; yani adalet nehirlerinin, ırmaklarının sular seller gibi akmasında ne ölçüde etkisi ya da yaptırımı olabilecek?

 

***

Görünen o ki, "Yürüyüşün" ardından zaman hızla akıp gitmekte...

 

Sanki aktivistlerde, etkinlikçilerde bir durgunlaşma başladı gibi...

 

Tabi ki mücadele tümüyle demokratik biçimde ve yasalar çerçevesinde sürdürülmelidir.

 

Aksi düşünülemez...

 

***

"Cezaevlerine girip, hapistekileri boyunlarından asmak" gibi kabadayılık ve külhanbeyliklerin arenası, ülkemiz sınırları içerisinde olamaz...

 

Evetçiler bizden...

Hayırcılara Tak! Tak! Tak! aymazlığının ve dayatmasının kimseye hayır getirmeyeceğini bilmek ve anlamak gerek...

 

***

Kur'an dini hepimiz içindir ve kutsaldır...

Yüce Allah'ın emirleri sadece Kur'an'dadır...

 

Hiçbir hacının, hocanın ve monarşistin tekelinde değildir...

Din saptırmasının ve insanları "Allah'la aldatmak" ın dinimizde yeri yoktur...

 

***

 

"Adalet", "adalet!.."

 

Sağduyulu, vicdan sahibi ve yurdunu, milletini gerçek anlamda sevenlerin, sevdası ve yoluna baş koyduğu "kutsal kavram!"

 

"Adalet" ama her şeyde "adalet!"

 

Devlet yönetiminde, yargıda, ekonomide, insan haklarında, sosyal yaşamda ve "dinde adalet!"

 

Dinde adalet, Yüce Peygamberimizin buyurduğu gibi kutsalların en başında gelen olgudur...

 

***

"Ben dindarım", sabahtan akşama kadar durmadan alnımı secdeye değdiriyorum...

 

Ezanları tüm mahalleyi hatta kenti ayağa kaldıracak denli, feryat, figan 1000(!) desibelle okutuyorum...

 

Gece yarılarından sabahlara kadar salaları eksik etmiyorum...

 

Eeee peki dinin emrettiği gerçek adaletle aran nasıl?

 

Hz Ömer'in adaletinin binde biri sende var mı muhterem?

 

Herkese karşı kimseyi ayırmadan adaletli davranıyor musun?

 

Hiçbir haksızlığa yol açmadan, dürüst vicdanların onaylayacağı "sosyal adalet" ilkesini yönetiminde harfiyen uyguluyor muşunun?

 

***

Sevgili okurlar...

 

Yüreği, vicdanı gerçek anlamda adalete ve dürüstlüğe açık olan sağduyulu kimi ilahiyatçıların...

 

Son zamanlarda...

Toplumda ve ülkede vahim gidişatı gördükleri için...

 

Siyasetin kör döğüşüne ve ihtirasına kendini kaptırmamış siyasileri ve halkımızı uyarmayı görev edinmeye başladıklarını memnuniyetle görmeye başladık...

 

Ancak...

Devletin bir organı olan Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB)...

 

Konuşması, halkı uyarması ve aydınlatması gereken konularda...

Ne yazık ki şaşılacak biçimde sessizliğini korumaya devam ediyor...

 

Sizler DİB'in yolsuzluklar ve adalet konularında ısrarlı etkin açıklamalar, uyarılar yaptığına ne kadar tanık oldunuz?  

 

SON SÖZ:

 

Belli bir süre aç ve susuz yaşanabilir ama adaletsizliğe bir dakika bile tahammül edilemez!..

 

Bilmesi gerekenlere bu gerçek bir kez daha duyurulur...

 

22.07.2017 (Burhan Özbey)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR