Türkiye'de tüm tiyatro bölümü öğrencileri ayakta: #HocamaDokunma

Türkiye'de tüm tiyatro bölümü öğrencileri ayakta: #HocamaDokunma

Türkiye'de tüm tiyatro bölümü öğrencileri ayakta: #HocamaDokunma

Türkiye'nin çeşitli üniversitelerindeki Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrenciler, AKP'nin akademideki kıyımına tepki gösterdi. Eş zamanlı olarak tüm bölümlerde yapılan açıklamada, "Akademisyenlerimizin yanındayız, öğretmenlerimizi geri istiyoruz" denildi.

AKP'nin kanun hükmünde kararnamelerle akademideki başlattığı kıyıma yönelik tepkiler büyüyor. Bugün pek çok üniversitede öğrenciler ve akademsiyenler atarafından "Hocama Dokunma" eylemleri düzenlendi. 

Çeşitli üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencileri de öğle saatlerinde okullarında, ihraç edilen akademisyenlere destek gösterilerinde bulundular. Eş zamanlı olarak yapılan açıklamada şöyle denildi:

"Bizler Türkiye'nin bütün tiyatro bölümlerindeki öğrenciler olarak, hiçbir kurum ve kuruluşa bağlı olmadan kendi hür irademiz doğrultusunda ifade özgürlüğümüzü kullanarak, okullarından uzaklaştırılan ve kendilerini bilginin, deneyimin aktarılmasına adayan tüm akademisyenlerimizin yanında olduğunu belirtmek için buradayız. Barışın ve sevginin dilini kullanarak bizi eğiten akademisyenlerimizin okullarından uzaklaştırılması, bilime ve sanata vurulmuş bir baltadır."

DEÜ SANHE SANATLARI ÖĞRENCİLERİ: TAM BURADA DURUYOR, HAYIR GİTMİYORUZ!

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri de bir basın açıklaması yaptı. 

Açıklamada şöyle denildi: 

"Son KHK ile birlikte ihraç edilen akademisyenlerin sayısı beş bine yaklaştı. Bu akademisyenler arasında ülkenin en köklü üniversitelerinde hayatlarını bilginin ve deneyimin aktarılmasına adayan 115 barış isteyen akademisyen de vardı. 

Bugün burada bize dayatılan, akadeik hiyerarşilerden ve dört duvardan ibaret, yozlaşmış ve yaşamla tüm organik bağları koparılmış bir 'akademik yapı'yı reddediyoruz. Çünkü DTCF Tiyatro'da herkes tiyatronun gereklerini yerine getirir yani kolektif olarak öğrenir, öğretir ve üretir. Ve burada herkes bilir ki akademi bir düşünme biçimidir, belli bir mekana ihtiyaç duymaz, kendi mekanlarını üretir ve bu nedenle de toprakla, havayla, suyla, insanla yani, yani yaşama dair her ne varsa onunla iç içe ve onunla bir bütündür ki zaten aksi de mümkün değildir. İşte biz şimdi taşıdığımız yükün ağırlığıu omuzlarımızda tarihe şerh düşüyor ve koelktif üretici gücün egemenliğindeki akademik düşünce, özgür üniversite ve barış için haykırıyoruz. Tam burada duruyor, hayır, gitmiyoruz."

13.02.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz