Polisin öldürdüğü Gaziantepli Feray Şahin'in adı Mersin'de Parka Verildi

Polisin öldürdüğü Gaziantepli Feray Şahin'in adı Mersin'de Parka Verildi

Polisin öldürdüğü Gaziantepli Feray Şahin'in adı Mersin'de Parka Verildi

Mersin’de üniversite son sınıfta okurken, kaldığı evde polis Fatih Burak Aykul tarafından öldürülen, Gaziantepli 23 yaşındaki Feray Şahin’in, ailesinin hak, hukuk, adalet mücadelesi sürüyor. Feray’ın ailesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle, Feray Şahin isminin verildiği parkta, kızlarını anarken, katilin hak ettiği, en ağır cezayı alma taleplerini yinelediler.

Yeni Çizgi'de yer alan haber şöyle:

Kent merkezindeki Mezitli ilçesinde yer alan Feray Şahin Parkı’ndaki anma etkinliğine anne Aysel ve baba Bekir Şahin başta olmak üzere, Belediye Başkanı Neşet Tarhan, CHP PM Üyesi Semra Kılıç , STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. CHP İl Kadın Kolu Başkanı  Pakize Esen  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Mezitli Belediyesi tarafından Feray Şahin isminin verildiği parkta toplanarak, kızlarını sevgi ve özlem anan anne Aysel Şahin, silahsız, savunmasız, suçsuz. günahsız kadınların, kızların öldürülmesinin önüne geçilmesini  söyleyerek, “Yeter artık, kadınlar öldürülmesin, durdurun şu cinayetleri” diye tepki gösterdi.

Kızını cinayete kurban veren anne Aysel Şahin, hiçbir neden, kadını öldürmeyi meşru kılamayacağını belirterek, “Savunmasız kadınları öldürmenin bir bahanesi veya nedeni olamaz. Bu cinayetleri işleyenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Her gün onlarca kadın bu ülkede hiç yerine öldürülüyor. Yazık, kıymayın kadınlara, kızlara. Yeter artık Analar ağlamasın. O katillere öyle cezalar verin ki, bir daha bu ülkede kadınlar öldürülmesin. Düşük cezalarla bu cinayetleri önleyemezsiniz. Mahkemeler, katilleri cesaretlendiren düşük cezalar, verip katilleri sokağasalı vermesin Çünkü o katiller sonra hiçbir şey olmamış gibi sokakta ve her an tehlike demektir. Böyleleri toplumun huzurunu bozar, hatta tehdit eder. Kimse kendini güvende hissetmez. Herkes korku içinde yaşar. Herkes kendi adaletini arar. Buda toplumda infiale yol açar” diye konuştu.

Türkiye’de her yıl ortalama 450-500 kadın öldürüldüğünü hatırlatan Aysel Şahin,

“Bu ülkede kadınlar çok acımasızca öldürülüyor, halen erkek kesiminde yeterli bir tepki yok. İktidar kanadında olsun, diğer siyasiler tarafından olsun, bu sorun masaya yatırılıp, kadın cinayetlerini önlemeye yönelik caydırıcı, yasal düzenlemeler biran önce çıkarılıp uygulanmalı. Daha kaç bin kadının öldürülmesi bekleniyor. Niye kimse elini taşın altına koyup ta, bu cinayetlere son verelim demiyor. Ülkemiz kadınları, kızları bunu hak etmiyor, çok yalnız bırakılıyoruz” dedi.

Katiller işledikleri cinayetin üzerini örtmek ve az ceza almak için çok rahat kılıf uydurduklarını ve indirimli cezalar aldıklarını söyleyen Şahin, katillerin duruşmalara takım elbise giyip geldiklerini, yahutta, karımdı, sevgilimdi gibi bahanelere gizlenerek mahkeme heyetini yanılttıklarına dikkat çekti. Masum, savunmasız, kadınları öldürmenin iyi hali olamayacağını söyleyen Şahin, buna kesinlikle karşı olduklarını, affa da kesinlikle karşı olduklarını açıkladı. Feray Şahin cinayeti gibi başka bazı cinayetlerde savcı ve hakimlerin yetersiz soruşturma ve inceleme yaparak, delil eksiklerini sorgulamadan, elde etmeden yada mevcut bazı delilleri iyice değerlendirmeden, düşük cezalar verildiğini ileri süren Aysel Şahin tepkisine şöyle devam etti:

“Hayatımızda hiç görmediğimiz, tanımadığımız, çevremizde ve okul arkadaşlarında hiç kimsenin tanımadığı, bir katil kalkıyor 23 yaşında gencecik kızımı öldürüyor. Sonra kalkıp delillerin bir çoğunu yok ediyor, karartıyor, iz bırakmamaya özen gösteriyor. Ancak geride kalan, yani katilin unuttuğu bazı deliller cinayeti aydınlatmaya yetse de, mahkeme katilin ifadesi doğrultusunda karar verip, indirimli 5 yıl 3 ay cezayla katili adeta ödüllendirdi. Sonra katil 1,5 yıl yattığı için şartlı salı verildi. Bunun neresi hak, hukuk, adalet. Düşünebiliyor musunuz, olay günü savcı olay yerine gelmeden, polise talimat vererek soruşturmayı yürütüyor. 23 yaşında gencecik üniversite son sınıf öğrenci öldürülüyor, ama savcı zahmet edip akşam rahatını bozmamak için olay yerine gitmiyor. Katilin vücut muayenesi yapılmıyor, fotoğraflar çekilmiyor. Kapının kilit dili dışarıda bu araştırılıp soruşturulmuyor. Kızın kan incelemesi alınırken, katilinki alınmıyor, deliler yok ediliyor ve karartılıyor. Ama bunla ilgili tek bir işlem yapılmıyor. Katile tek bir soru bile sorulmuyor. Sonuçta katilin ifadesi doğrultusunda bir mahkeme süreci yürütüldü. Ve sonunda facia nitelikli bir karar verilerek katil serbest bırakıldı. Dava dosyası şuan Yargıtay’da, dosyanın yeniden sil baştan soruşturulmasını, incelenmesini ve eksiklerin giderilmesini istiyoruz, yahut eldeki önemli delilerle, katilin en ağır şekilde cezalandırılmasını yüce yargıdan talep ediyor ve bekliyoruz. Ayrıca her tür affa kesinlikle karşıyız.”

Kızı için Yargıtay’daki hakim ve savcılara seslenen Şahin, “İnsan hayatı bu kadar ucuz olamaz ve olmamalı. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun, ona göre karar verin. Sonuçta 23 yaşında, üniversite son sınıf öğrencisi, masum, savunmasız, silahsız bir can. Ama onun katili şuan aramızda ve hiçbir şe olmamış gibi serbest dolaşıyor. Katil her an başka bir savunmasız, silahsız, suçsuz kadını veya kızı öldürmeyeceğinin garantisini kim verebilir. Biz 23 yaşında gencecik kızımızı kayıp ettik, başka kızlarımız, kadınlarımız ölmesin, öldürülmesin istiyoruz. Çünkü bu ve bunun gibi katillere ödül gibi cezalar verildiği sürece daha çok analar ağlar, daha çok kadınlarımız, kızlarımız katledilir diyorum. Onun için biran önce bu ve bunu gibi katillere en ağır cezaların verilsin. Lütfen bu cinayetlere sesiz kalmayalım. Sen susarsan, ben susarsam, tüm kadılarımız ve tün insanlık susarsa bu katliamların ardı arkası gelmez. Yeter artık kadınlar öldürülmesin, Analar ağlamasın” şeklinde sözlerini tamamladı.

“Feray yaşasaydı mimar olacaktı”
Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan ise bir süre önce Feray’ın adını bir parka verdiklerini dile getirdi. Kadın cinayetinin çok fazla işlendiğini kaydeden Tarhan, “Aslında onlar ölüler ama yaşayan ölüler diye tanımlıyorum. O nedenle bu parkın oluşumuna katkı sağladık. Gönül isterdi ki binler, on binler olsaydı. Umarım gelecekte toplum bu duyarlılığı gösterir. Bu tür mücadelede herkesin işin içinde olması gerekir. Feray bizim belediyemizde staj yaptı. Ben maalesef göremedim, üzgünüm göremediğim için. Ancak o dönem vatandaşlar ‘bir mimar almışsınız gittiğimiz zaman çok yardımcı oluyor, ilgileniyor. Ayrıca çok da güzel’ dediler. Ben bir türlü o imar katına çıkıp da Feray’ı görme imkanım olmadı. Sonra bu acı olayı öğrendik. Kuşkusuz çok üzüldük. Feray yaşasaydı bugün toplumda saygın bir mimar olacaktı. Anne ve babası güzel bir görev yaptı. Feray’ın bütün eşyalarını yardımlaşma evine getirdiler. Ama daha önemlisi yaşarken Feray’ın sürekli yaptığı bir şey varmış. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki yoksul köylü çocuklarına kitap toplayıp, zaman zaman onlara göndermiş. Son biriktirdiği kitapları ise gönderme fırsatı ve zamanı olmamış. Ailesi o kitapları da bize getirdi. Biz de Feray adına arzu ettikleri şekilde gereken yerlere bu kitapları ulaştırdık. Sağ iken de güzellikler yapmış, öldükten sonra da iz bırakmış bir kızımızdı” ifadelerini kullandı.

ürk kadınları gerçekten yürekli”
Kadın ölümlerinin bir türlü önüne geçilemediğini vurgulayan Tarhan, “Maalesef bu konuda dünyada çok kötü yerdeyiz. Ülkemize bu yakışmıyor. Gün geçmiyor ki böyle olaylar duymayalım. Sadece öldürülenler değil şu anda yaşayıp da ölü olanlar da var. Bana bazen söylüyorlar ‘kadınları çok şımartıyorsunuz’ diyorlar. Elbette şımartılması gerekiyorsa bu kadınların da şımartılması lazım. Kadınların özgürce ayaklarının üzerinde durması için çaba gösteriyor. Biz buna devam edeceğiz. Türk kadınları gerçekten yürekli, gerçekten özgür düşünceye açıktır. Bunun için de kadınlara destek olmamız gerekir” şeklinde konuştu.  YENİ ÇİZGİ

 

 

 

 

 

 

 www.gaziantephaberler.com

 

8.03.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz