Öğretmenler Günü'nde öğretmeni levyeyle döverek komalık ettiler

Öğretmenler Günü'nde öğretmeni levyeyle döverek komalık ettiler

Öğretmenler Günü'nde öğretmeni levyeyle döverek komalık ettiler

Gaziantep'te, sınıf öğretmeni Hasan Koç (35), okumayı öğrenen öğrencisini tebrik etmek amacıyla yanağını sıktı. Yanağı kızaran öğrencinin babası, işyerine çağırdığı Hasan Koç'a 4 yakınıyla birlikte saldırıp, tekme tokat dövdü. Yanındaki öğretmen eşi Özlem Koç'un da yumruklandığı olayda Hasan Koç'un boyun kemiği kırıldı. Öğretmenler Günü'ne hastanede yaşam savaşı vererek giren Hasan Koç'un hayati tehlikesi sürüyor.

Atakent Mahallesi'nde meydana gelen olayda Solmaz Güzel İlkokulu'nda görevli 14 yıllık öğretmen Hasan Koç, iddiaya göre, okumayı öğrenen öğrencisini tebrik için yanağını sıktı. Bir süre sonra öğrencinin yanağı kızardı. Eve giden öğrencinin yanağındaki kızarıklığı fark eden annesi, oğluna ne olduğunu sordu. Öğrenci, öğretmenin yanağını sıktığını söyledi. Kadının durumu anlattığı eşi, öğretmen Koç'u arayarak, oğlu hakkında konuşmak için okulun yakınında bulunan kendisine ait oto yıkamacıya çağırdı. Mustafa Koç, kendisi gibi öğretmen eşi Özlem Koç'u okul çıkışında yanına alarak velinin işyerine gitti. Burada öğrenci velisi ve yanında bulunan 4 yakını, bir anda Hasan Koç'a saldırdı. Öğretmene işyerindeki aletlerle vuran ve tekme tokat döven grup, eşi Özlem Koç'u da yumrukladı. Öğretmen Hasan Koç, eşinin ihbarıyla gelen sağlık görevlileri tarafından ambulansla Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste müdahale edilen Hasan Koç'un boyun kemiğinin kırıldığı belirlendi. Koç, hayati tehlikesi nedeniyle yoğun bakım ünitesine alındı.

SERBEST BIRAKILDILAR

Öğretmen çiftin şikâyeti üzerine gözaltına alınan isimleri açıklanmayan 5 kişi ise emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

'İNGİLİZ ANAHTARIYLA DÖVDÜLER'
Yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan Özlem Koç, grubun kendisi ve eşine aralarında İngiliz anahtarının da bulunduğu aletler ile tekme tokat saldırdıklarını söyledi. Eşinin, en mutlu olması gereken 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde yaşam savaşı verdiğini belirten Koç, şöyle konuştu:

"Eşimin sınıfındaki öğrenciler okumayı sökünce, sınıfta herkes çok mutlu olmuş. Eşim de öğrencisinin yanağından makas alarak mutluluğunu göstermiş. Okul sonrasında eve giden öğrenciyi gören annesi yanağındaki kızarıklığı sorunca öğretmeninin yanağını sıktığını söylemiş. O da eşine durumu anlatarak, eşimin çocuğuna şiddet uyguladığını söylemiş. Okul çıkışında eşimin yanına geldim. Beraber eve giderken, öğrencinin velisi arayarak okulun yanındaki kendisine ait işyerine çocuğu hakkında konuşmak için çağırdı. Biz de beraber gittik. 'Sen oğluma nasıl böyle bir şey yaparsın?' dedi. 'Eşim de ben oğluna bir şey yapmadım ama kabahatim varsa özür dilerim' dedi. Bunun üzerine öğrenci velisi ve yanındaki 4 kişi, eşime saldırdı. İçlerinden birisi elindeki İngiliz anahtarı ile kocama vuruyordu. Ben araya girmek isteyince birisi benim göğsüme yumruk attı. Eşimi bıraktıklarında yarı baygındı. Ayağa kalktığında sarhoş gibi sendeleyerek yanıma geldi. Ben ambulansı aradım ve hastaneye getirdik. Eşim şimdi boyun kemiğinde kırık olduğu için hayati tehlikeyle karşı karşıya. 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde böyle olmamalıydı. Yetkililerden öğretmenlere yönelik bu tür şiddet olaylarına karşı tedbir almalarını istiyorum."



EĞİTİM-SEN KINADI
Öğretmen çifte yönelik şiddete tepki gösteren Eğitim- Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, saldırıyı kınadı. Ersönmez, "Böyle bir şey yaşanmamalıydı. Öğretmenler Günü'nde öğretmenizin yaşadığı bu olaydan dolayı çok üzgünüz. Her türlü şiddet olayını şiddetle kınıyoruz" dedi.

BİR AÇIKLAMA DAHA

Bugün 24 Kasım 2017 Öğretmenler Günü ve biz Eğitimciler bir hastanenin önünde toplandık. Neden mi? Çünkü adeta sıradan bir hal alan öğretmene şiddet olaylarından birini daha protesto etmek için. Bugün SOLMAZ GÜZEL İLKOKULU ÖĞRETMENLERİMİZDEN HASAN KOÇ kardeşimiz bir velisi tarafından vahşi bir saldırıya uğramış ve şuan bu hastanede yoğun bakım ünitesinde yatıyor ve hayati tehlikesi devam ediyor.

Eğitimciler olarak, şimdiye kadar birçok konuda eylem, etkinlik yaptık ve sesimizi yükselttik. Bazen ekonomik, bazen toplumsal bazen de sosyal sorunlara dikkat çektik.  Fakat bu gün buradaki bu mevzunun ülkemiz için çok daha önemli bir sorun olduğunu ifade etmek için bir araya geldik.Genelde eğitim çalışanlarını özelde öğretmenleri değersizleştiren, meslektaşlarımızın adeta hayatına kasteden saldırıları kınamak ve protesto etmek için toplandık.

Üzülerek ifade etmeliyiz ki, bugün şiddet toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Aklını ve duygularını yönetemeyenler şiddeti seçiyor, gerekli tepki verilmediği, failler bedelini ödemediği için de şiddet sıradan bir olaymış gibi toplum tarafından kanıksanıyor. Ve adeta bir hak arama yöntemi gibi yaygınlaşıyor. Mağdur bazen sağlık çalışanı, bazen öğretmen, bazen kadın, bazen de çocuk oluyor.

Biz Eğitim-Bir-Sen olarak bugüne kadar şiddetin her türlüsünün karşısında olduk ve olmaya devam edeceğiz.

Toplumsal sorun haline gelen konularda mutlaka toplumsal tavırlar alınmalı ve ortak çözümler üretilmelidir. Tavır bazen meslektaşlarından, bazen sivil toplum örgütlerinden, halktan, bazen de yetkililerden gelmelidir.

Bu bağlamda bütün yetkililere sesleniyoruz; Toplumda öğretmenin itibarı aşınırsa, herkesin itibarı aşınır. Öğretmene saygısızlık olursa anneye de babaya da saygısızlık olur. Öğretmen felakete uğrarsa toplum felakete uğrar.

Başta Milli Eğitim Bakanımız olmak üzere bu konuda tüm yetkilileri ve halkımızı duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

 

Bu gün yaşadığımız sorunlar geçmişte belirlenen eğitim politikalarının doğal sonucu olduğu gibi, bu gün uyguladığımız politikalar da geleceğin sorunlarını ya da çözümlerini belirleyecektir.

Toplumsal kalkınma da çürüme de eğitimden geçmektedir.

En iyi eğitim öğretirken eğiten eğitimdir. Eğitim müfredatında öğretmeyi değil, eğitmeyi hedefleyecek şekilde “değerler eğitimini” önemseyen toplumlar, geleceği belirleyeceklerdir. Bu bağlamda daha ahlaklı bir nesil yetiştirmek zorundayız,  Bu da değerler eğitimini önemseyen bir eğitim müfredatıyla olacaktır.

Bu konuda iyi bir müfredatın tek başına yetmeyeceğini, öğretmenlerin özverisi gerektiğini de biliyoruz. Öğretmenlik mesleği bu açıdan son derece önemlidir.

Bunun içindir ki Hz. Ali “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”  demiştir. Bizler, mum misali kendini tüketip etrafa aydınlık vermeye çalışan öğretmenler olarak, kimseden kırk yıl köle olmasını beklemiyoruz.

Öğretmenine saldıracak kadar insanlığını kaybetmiş ve adileşmiş olan yaratıklardan bir şeyler beklemek ne derece doğrudur bilmiyoruz ama Biz öğretmenler sadece yaptığımız işe saygı bekliyoruz. Aslında bu saygı da insanın kendine saygısıdır. Unutulmamalıdır ki toplumu aydınlatan mumların söndürülmesine müsaade edersek hepimiz karanlıkta kalırız.

 

Öğretmenliğin diğer meslek gruplarından farkının bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sorunların temelinde eğitimin yattığının da bilincindeyiz. 

Fakat bir hususun altını çizmek isteriz. O da şudur ki; eğitim sadece öğretmenlerin sorunu değildir. Toplumda çürümeler başlamışsa bunun tek sorumlusunun öğretmenler olmadığını bütün kamuoyu bilmelidir. Çocuğun eğitiminde başta anne, baba, olmak üzere bütün yetişkinlerin payı vardır. “Bir çocuğun eğitiminden bütün mahalle, bütün şehir hatta tüm ülke sorumludur.” Herkes bu bilinçle hareket etmelidir. Velinin, öğrenci yakınının veya herhangi bir vatandaşın utanmadan, sıkılmadan öğretmeni hedef aldığı ve şiddet uyguladığı bir ortamda kimsenin şikâyet etme hakkı kalmaz.

Biz bu gün buraya asla çocuklarımızdan, öğrencilerimizden şikâyet etmek için toplanmadık.

Eğitim camiasına karşı bu tür saldırıların son bulması için toplandık,

Buraya, başta anne babalar olmak üzere yetişkinlerin sorumlu,

Yetkililerin ise duyarlı davranmasını istemek için toplandık.

Ülkemizde şiddet öğretmene kadar uzandıysa “toplumun ayağının altındaki halı kaymak üzeredir” demek için toplandık.

Televizyon dizilerinde öğretmen tiplemeleri ile mesleğin saygınlığını hedef alan maksatlı yayın ve yapımların davetiye çıkardığı tehlikelere işaret etmek için toplandık.

Kaymakamlarımızı, Valimizi, Milli Eğitim Bakanımızı, Başbakanımızı tüm yetkilileri bu hassas konuda derhal harekete geçmeye davet etmek için toplandık.

Bu bağlamda Eğitim-Bir-Sen olarak bugün bir 24 Kasım Günü;

menfur bir saldırıya maruz kalmış olan SOLMAZ GÜZEL İLKOKULU ÖĞRETMENİ HASAN KOÇ’a yapılan saldırıyı şiddetle kınıyor. Yetkililerden bu saldırıyı yapanın hak ettiği cezaya çarptırılmasını talep ediyoruz.

Öğretmene uygulanan şiddet topluma uygulanmış demektir bu hususta tüm kamuoyunu duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla…

 

AHMET GÖK

EĞİTİM-BİR-SEN

GAZİANTEP ŞUBE BAŞKANI

24.11.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz