Nurhak Sana Güneş Doğmaz...Unutulmayacaklar...

Nurhak Sana Güneş Doğmaz...Unutulmayacaklar...

Nurhak Sana Güneş Doğmaz...Unutulmayacaklar...

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) militanlarından yedisi, Nurhak Dağı’nın eteklerinden Malatya Kürecik ABD Radar Üssü’ne doğru yola çıktılar. 31 Mayıs 1971 günü gün ağarmadan, Adıyaman Gölbaşı’na bağlı İnekli köyü yakınlarına ulaştılar ve bir meşelikte mola verdiler…

THKO kurucularından Sinan Cemgil, yoldaşları Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga’nın öldürüldüğü çatışmanın yaşanacağı yerdir İnekli köyü. Köyün çobanı hayvanları dağa çıkarmaya geldiğinde henüz sabah ezanı okunmamıştır. Çoban çalılıkların arasından Sinan ve yoldaşlarını görür, kendisini çağıran Sinan’a cevap vermez. Hayvanları alarak yavaşça uzaklaşır. Sinanların göremeyeceği bir yere geldikten sonra da koşa koşa İnekli köyünün muhtarının evine giderek gördüklerini anlatır. Muhtar, köyün telefonundan Gölbaşı Jandarma Komutanı’nı arar. Komutan bir başçavuştur ve emrinde az sayıda jandarma eri vardır. Muhtara, köyde eli silah tutan herkesin hazırlanmasını söyledikten sonra İnekli köyüne doğru hareket eder.

THKO’nun yedi militanı, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga, Mustafa Yalçıner, Hacı Tonak, Metin Güngörmüş ve Ahmet Erdoğan’ı İnekli köyüne getiren olayların THKO’nun, 4 Mart 1971’de Ankara-Ahlatlıbel ABD Radar Üssü’nden dört ABD’li eri kaçırıp, yayınladığı bildiri ile sesini bütün Türkiye’ye duyurmasıyla başladığı söylenebilir. 9 Mart’ta kaçırılan ABD’li erler serbest bırakılır. 12 Mart 1971’de ordunun yönetime el koymasının ardından THKO kurucuları Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Sinan Cemgil Ankara’dan ayrılırlar. Sinan Cemgil ve arkadaşları, Deniz Gezmiş ve Yusuf Arslan’ın Gemerek’te yakalanmasının ardından Nurhak’lardaki gerilla kamplarına doğru yola çıkarlar. Adıyaman yakınındaki Nurhak’ta kamp kuran Sinan Cemgil ve arkadaşları Mart ayı ortalarında başladıkları gerilla eğitimini, Mayıs ayının sonlarına kadar sürdürdüler. Toplam 22 kişidirler, iki gruba ayrılırlar. Sinan Cemgil’in komuta ettiği birinci grup; 31 Mayıs’ta Malatya Kürecik ABD Radar Üssü’ne eylem düzenlemek, yakalanan Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i kurtarmak için personeli rehin amacıyla yola çıkacak ancak daha yolun başında İnekli köyü yakınlarında köylüler ve jandarma tarafından pusuya düşürülecektir.

‘Jandarmalar dostuz bİz!..’

Sinan ve yoldaşlarının yakalanması için başlatılan operasyonu yöneten Emekli Albay Yılmaz Erkekoğlu, 1987 yılında Söz gazetesinde yayımlanan “Nurhak Dağları’nda Altı Ay” başlıklı yazı dizisinde, 31 Mayıs sabahını şöyle anlatır:

“Sinan Cemgil ile Hacı Tonak ovayı ilk gördükleri sırta doğru yürümektedirler. Hacı Tonak önde gitmektedir. Gözleri hep ovada ve onu baştan başa kateden demiryolundadır. Hacı Tonak aşağıdan sırta tırmanan köylüler ile jandarmaları görür ve ‘Hoca’ diye bağırıp kendini yere atar. (Sinan’ın arkadaşları arasındaki lakabı ‘Hoca’dır.) Sinan geriye doğru ani bir dönüş yapar. Bu sebeple tel gözlüğü gözünden fırlar. Sinan ileri derecede miyoptur. Gelenler önce ‘teslim olun’ ihtarı yaparlar, ateş etmezler.

“Sinan Cemgil boynuna asılı Kalaşnikof’u koltuğunun altından öne doğru kaydırıp diz çökünce gelenler ateş ederler. Sinan kısa bir darbe atışı yapar ve vurulur. Atışı gözleri görmediği için rastgeledir. Hacı Tonak kendisini meşeliğe atar.

“Silah sesleri ile ayılan meşelikteki beş kişiden Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan sırta doğru koşar, fakat sırtı öte yakadan çıkan köylü ve jandarmanın ateşi ile karşılaşırlar. Mustafa Yalçıner, bulunduğu yerden ateş ederek arkadaşlarını destekler. Bu beş kişiden birisi el bombası atar. Bunun üzerine ortalık iyice karışır. Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan vurularak ölür.”

Albay Erkekoğlu’nun anlattıklarında yanıldığı birkaç nokta bulunmakta. İlkin köylüler ateş açar. Amaç onları jandarmanın beklediği dağlara doğru sürmektir. Öyle de olur. Sonra Sinan bir kayanın üzerine çıkarak önlerini kesen jandarmalara seslenir: “Sakın ateş etmeyin. Düşman değiliz biz. Jandarmalar dostuz biz. Kardeşiz. Mehmetlerle biz öz be öz bu yurdun kardeşleriyiz. Bizim sizinle bir davamız yok. Ardınızdaki köylülerle de. Bizi bırakın yolumuzu sürelim...”

Jandarmaların şaşkınlığı yüzlerine yansımıştır. Kısa süren şaşkınlığı başçavuşun “Ateş!” buyruğu bozar... Jandarma ve köylülerle çatışma başladıktan yaklaşık bir buçuk saat sonra ilk vurulan Alpaslan Özdoğan olur ve oracıkta can verir. Ardından Kadir Manga göğsünden vurulur ve o da yoldaşı Alpaslan gibi hemen ölecektir. Sinan Cemgil ise bacağından ve omzundan yaralıdır. Bir bomba attıktan sonra siper aldığı kuru bir ağacın arkasında ateş etmektedir. Ancak iki ateş arasında kalan Sinan’ın silahı son bir uzun ateşten sonra susar. Sinan Cemgil de ölmüştür...

 

 

 

 

 

 

31.05.2016 (Haber Merkezi)

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
Atilla Karaduman inan bana gercek bir devrimci ve yurtseversin sen...hemserin olarakta gurur duyarim senle...iste sinan lari denizleri boyle satan bir toplum bugunlere mahkumdur...bizde yansakda arada....ne yapalim ..birgun cikar elbet bir deniz bir mahir bir sinan bir taylan. ..biz goremesekte sorar hesabini
Garaudy 31 May 2016 16:44:00