DEMİRTAŞ: Bunlar hatıra fotoğrafı değildi, ciddiyetin göstergesiydi

DEMİRTAŞ: Bunlar hatıra fotoğrafı değildi, ciddiyetin göstergesiydi

Demirtaş, tutuklanmasına gerekçe olan davanın ilk duruşmasındaki beyanlarına üçüncü günde devam ediyor

Eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu dosyadan ilk kez hakim karşısına çıktığı duruşma üçüncü gününde devam ediyor.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; Sincan Cezaevi Kampusü Duruşma Salonu’nda yapılan duruşmada Demirtaş, 31 fezlekenin birleştirilmesiyle oluşturulan dosyanın geneli üzerindeki beyanda bulunuyor.

HDP milletvekilleri ile yaklaşık 50 avukatın izlediği duruşmanın 3’üncü günü mahkeme başkanının fotoğraf tepkisiyle açıldı. “Bir üzüntümü dile getirmek istiyorum” diyerek söze başlayan Mahkeme Başkanı, duruşma salonunda müdafii sıralarından çekilmiş bir fotoğrafın internet sitelerinde yayınlandığına dikkat çekti ve “bunu bir avukat arkadaşa yakıştıramıyorum” dedi.

Mahkeme Başkanı avukatlardan duruşma sırasında cep telefonlarını dışarı çıkarmamasını talep etti.

Mahkeme Başkanı daha sonra dosyanın tamamının taralı olarak içinde yer aldığı 3 DVD’yi Demirtaş’a teslim etti. Demirtaş, duruşmanın ilk gününde dosya eklerini görmediğini, talep etmesine karşın verilmediğini, verildiğinde de ücret talep edildiği yönünde değerlendirmeler yapmıştı.

Mahkeme Başkanı bunu hatırlatarak “200 TL kardasınız” dedi. Demirtaş bu ekleri incelemek için zaman talep edeceğini söyledi.

xxx

DTK SAVUNMASI
 
Demirtaş, suçlama konusu yapılan Demokratik Toplum Kongresi’ni (DTK) kriminalize etme çabalarına karşın şunları söyledi: “Son derece meşru bir yapıdır. Sivil toplum örgütleri, akademisyen ve siyasi partilerden oluşan bir yapıdır. Bugüne kadar tek bir şiddet eylemine örnek veremezsiniz. Yaptığı şey çalıştaylardır, toplantılardır. Bir araya gelmez denilen partiler DTK’de bir araya geldik. Bir masa etrafından fikirlerimizi tartıştık. Halen faaliyetini sürdürüyor çünkü yasa dışı değil. Şiddetin tarafı değil şiddetin alternatifidir. Kendisini böyle örgütlemiştir. Sadece bizim tarafımızdan değil birçok parti ve devlet tarafından kıymet gördü.” 
 
KANDİL VE İMRALI'DA ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR 
 
Demirtaş, çözüm sürecinde Kandil’de çekilen fotoğrafların dosyaya delil olarak konmasına dair şunları söyledi: "Ses kayıtları, ortam dinlemeleri hepsini kriminale gönderebilirsiniz. Arkasında durmadığım tek bir konuşmam ya da inkar ettiğim tek bir faaliyetim yoktur. Hepsinin arkasındayım. İmralı’da, Kandil’de fotoğraf çektirdik. Bunlar hatıra fotoğrafı değildi. Bu işin ciddiyetine dair olan fotoğraflardı. Cezaevine yasak olan fotoğraf makinesini biz sokmadık. Oradaki görevli tarafından çekildi. Adalet Bakanlığı mührüyle digital ortamda verildi. Kandil’de çekilen fotoğraflar ise hükümetin onayıyla dağıtıldı. Çünkü bu fotoğraflar sürecin ciddiyetle yürütüldüğünün göstergesiydi. Çözüm süreci bozulunca şimdi o fotoğraflar dosyaya delil diye konuldu. Her gün baskıyla, yargıyla karşı karşıya olmamıza rağmen pes etmiyoruz. Bize oy vermeyenler ise bu durumu anlamlandırmaya çalışıyor. Bizimde istediğimiz toplumsal uzlaşıdır. Böylesi yüzde 10, diğer yüzde 51’den iyidir.”
 

BARIŞ OLSA 15 TEMMUZ OLMAZDI’

Cemaatin en çok kendileriyle uğraştığını söyleyen Demirtaş, “Çünkü biz yapacağımız siyasi çalışmalarla Türkiye’nin barışını sağlayacaktık. En çok korktukları şey buydu. Barış içinde bir Türkiye’yi kim yıkabilir. Cemaati de silip süpürür atardı böyle bir Türkiye. Hiçbir yere sızamazdı. 15 Temmuz olmazdı. Türkiye zayıf düşmeseydi böyle bir şey de yaşanmazdı. Darbe mekaniği dediğimiz buydu” dedi.

‘SURİYE, SOÇİ’DE DEĞİL ANKARA’DA KONUŞULURDU’

Demirtaş, hükümetin çözüm geliştirmeyen politikalarından dolayı Ortadoğu’da ciddi bir aktör olmak yerine yalnızlaştığını savundu, farklı bir süreç yaşansa, “Suriye’deki çözüm Soçi’de Cenevre’de değil, Ankara’da konuşulurdu” dedi.

 
Ayrıntılar geliyor

 

16.02.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz