Hem Âşık Mahsuni’den hem de  Mahsuni için yediğim müthiş fırça…

Hem Âşık Mahsuni’den hem de Mahsuni için yediğim müthiş fırça…

Atilla Karaduman, aday olan Mahsuni için ne yapmıştı onu yazdı

Bugün ünlü ozanımız Aşık Mahsuni Şerif'in doğum günü...

17 Mayıs 2002'de Hakka yürüyen Mahsuni Şerif çileli bir yaşam sürmüştü. Ünlü ozanla ilgili bir gazetecilik anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Atilla KARADUMAN

1989-1991 yılları arasında Halk Ozanları Federasyonu tarafından Dünya'nın en büyük 3 ozanı arasında gösterilen ve Hakka yürüyen Âşık Mahsuni Şerif’le uzun yıllara dayanan dostluğumuz olmuştu.
12 Eylül öncesindeyiz… Halkevlerinin yöneticisiyim. Şimdi Fransızlara otel yeri olarak satılan Gaziantep’in “ Fuar Alanı”nda bir konser düzenliyoruz. Selda Bağcan ve alt kadrosundan sahneye çıkacaklar var. Haftalarca bu konseri anons edip duyurmuşuz. Selda Bağcan’la Eski Garajlardaki Murat Otel’de buluştuk. Şimdi adını anımsamıyorum. Sanatçılardan biri hastalanmış ve konsere gelemiyor.
Beni bir telaş aldı ki sormayın. Hüseyin Şarklı ve merhum Hasan Beydili ile kara kara düşünüyoruz ne yapacağız diye. Birden aklımıza Âşık Mahsuni Şerif geldi. Kavaklık Mahallesi’ndeki evine gittik. Bizi güleryüzle karşıladı. Ben konuyu açınca “ Bana bak Karaduman. Ben dümbelekçi miyim ki bana şimdi geliyorsunuz” diyerek bastı fırçayı.
O ana kadar bağlama üstadı olan Hasan Beydili ile de tanışmıyorlarmış. Hasan Beydili, Mahsuni’den izin alarak duvardaki bağlamayı aldı ve Mahsuni’nin bir eserini çaldı. Mahsuni şaşırmıştı “ Bu ne güzel mızrap, bu ne güzel yorum” dedi ve ekledi: Tamam konsere çıkıyorum.”
Ben sevinçten havaya uçuyordum neredeyse evden ayrıldığımızda. Konser sonrası “ Sayın mahsuni, size ne kadar ödeme yapacağız” dedim. Yüksek bir rakam söyledikten sonra bastı kahkahayı: Benden derneğinize bağış olsun.
Şimdi geldi sıra Mahsuni için yediğim fırçaya

Milletvekilliği seçimi var. Partileri ve adaylarının haberlerini yapıp gönderiyoruz. İstanbul’dan gelen talimat gereği “ bağımsız” adayların haberleri yapılmayacak. Çünkü önüne gelen aşiret reisi bağımsız adaylığını açıklıyor, sonra da bir parti lehine adaylığını geri çekiyordu. Bunlar gazetecileri “ kullanarak” pazarlık yapma güçlerini artırıyorlardı. İşte bu nedenle bağımsız adayların haberini yapmıyordum.
Sabah erken saatlerdi… Adana Büro Şefimiz Orhan Apaydın telefonla arayarak fırça üstüne fırça atıyordu. Apaydın’ın birlikte çalıştığımız sürede hiç bu kadar sinirlendiğine tanık olmamıştım. Demek ki o da üstten fırça yemiş.

Yahu Âşık Mahsuni Şerif adaymış…
Evet aday…
Peki, nerede bunun haberi?
Yapmadım, çünkü Aşık Mahsuni Şerif bağımsız aday…
Olur, mu kardeşim. O kos kocaman Âşık Mahsuni Şerif… Onun haberi yapılmaz mı?
Ama İstanbul’dan talimat geldi bağımsız adayların haberleri yapılmayacak diye…
Yahu Âşık Mahsuni diyorum, Âşık Mahsuni. Hemen haberini istiyorum
Çattt… Telefon kapandı…
Sonra Mahsuni’nin çokça haberini yaptım.

17.11.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz