HDP :  ‘Kutlayacak bayramımız yok, özlem duyduğumuz bayralarımız var’

HDP : ‘Kutlayacak bayramımız yok, özlem duyduğumuz bayralarımız var’

HDP : ‘Kutlayacak bayramımız yok, özlem duyduğumuz bayralarımız var’

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yastık altlarındaki döviz ve altınların bozdurulması yönündeki çağrısını eleştirerek, "Bizim yastığımızın altında dolar yok, altın yok. Bizim yastığımızın altında derdimiz var; açlık, işsizlik, yoksulluk var" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yastık altlarındaki döviz ve altınların bozdurulması yönündeki çağrısını eleştiren HDP'li Temelli, "'Ekonomik savaş' diyor. 'Kürt savaşı' vardı bir de 'ekonomik savaş' var. Bu savaş üzerinden iktidarda kaldığını bildiği için bu istisna durumu, olağanüstü hal durumunu kalıcılaştırmak istiyor. Meclis açılır açılmaz OHAL kalktı. Ertesi gün 3 yıllığına geldi. Hep bir savaş durumu, hep bir OHAL durumu. Dönüp diyor ki 'Ekonomik savaş var. Yastık altındaki dolarlarınızı, altınlarınızı bozdurun'. Bizim yastığımızın altında dolar yok, altın yok. Bizim yastığımızın altında derdimiz var, açlık var, işsizlik var, yoksulluk var. Dönüyor, 'Dış güçler var' diyor. Evet, dış güçler var, iç güçler de var. Bu dış güçlerle iç güçler kol kola bu ülkenin emeğini, doğasını talan ettiniz, sömürdünüz" dedi.


Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Sezai Temelli bayram ziyareti kapsamında Van’a geldi. HDP’li vekiller ve HDP ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yöneticileri tarafından kent girişinde karşılanan Temelli, buradan bayramlaşmanın yapıldığı DBP Van İl binasına geçti. Burada bekleyen yüzlerce kişi ile tokalaşan Temelli halkın bayramını kutladı.

‘KUTLAYACAK BAYRAMIMIZ YOK, ÖZLEM DUYDUĞUMUZ BAYRALARIMIZ VAR’

Bayramlaşmada basın mensuplarına ve halka konuşan Temelli, “Keşke bayramlarımız birlikte coşkuyla neşeyle kutlayacağımız bayramlar olsa. Ama bildiğiniz gibi büyük acılar yaşıyoruz. Özellikle halkımıza Kürt halkına yönelik bu şiddet, bu zulüm hiç nefes almadan devam ediyor. Bu iktidar acılarımıza acı katmaya devam ediyor. Bu iktidar, bu zulümden, şiddetten, savaştan besleniyor. O nedenle memleket bayram yeri değil, memleket yangın yeridir. Çünkü her yer yanıyor. Ciğerimiz, evimizin içi, Dersim yanıyor. Kulp yanıyor, Gabar yanıyor. Bütün memleketin ormanlarını yakıyorlar. Bu Kürde düşmanlıktır, bu insana, doğaya düşmanlıktır. İşte bu yangın yerinde bayram kutluyorlar. Kutlanacak bir bayramımız yok. Ama özlem duyduğumuz bayramlar var. Ancak bu yangınlar söndükten, bu acılar dindikten, bu zulüm bittikten sonra özlemini duyduğumuz bayramları hep birlikte kutlayabiliriz. Ama bugün sadece acılarımıza sarılacağız, birbirimize sarılacağız, destek olacağız. Bu ceberut iktidara karşı sesimizi daha güçlü çıkaracağız, itirazımızı daha güçlü yapacağız. Bu zulüm iktidarına karşı ancak yan yana gelerek ayakta durabiliriz. Biz acılarımızla akraba olduk. Biz acılarımızı birlikte göğüsleyerek ancak yol alabiliriz” dedi.

'3 AY GEÇTİ TEK BİR KİŞİ YARGILANMADI'

Suruç’ta AKP’li Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın esnaf gezisi sırasında çıkan olaylarda 2 oğlunu ve eşini kaybeden Emine Şenyaşar’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Temelli, “Dinmemiş bir acı, dinmeyecek bir acı. 3 arkadaşımız Suruç Devlet Hastanesi’nde katledildi. Katliamın üzerinden 3 aya yakın bir zaman geçti; ama bir tek kişi bile gözaltına alınmış değil. Devlet, iktidar özellikle bu anlayışıyla aslında bir şey anlatmaya çalışıyor. Düşmanlığı öyle bir safhaya getirmiş ki hiçbir adalet mekanizması çalışmadığı gibi artık bir çete uygulamasıyla da karşı karşıyayız. Elinde silahlarla Arife günü dükkan basıp insanları katletmeye çalışanlar, hastanede insanları katledenler hala elini kolunu sallayarak dolaşıyor ama İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve bu iktidarın başındaki zat HDP’yi suçluyor. Adalet isteyenleri, barış ve demokrasi isteyenleri suçluyor ve bizi tehdit ediyor. Biz de buna inat savaşa karşı barış politikamızı demokrasi mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz. Nerede bir savaş varsa tam da onun karşısında yer alacağız” diye konuştu.

‘NE ARIYORSUN ŞENGAL’DE?’

İktidarın savaş politikalarının fütursuzca devam ettiğini belirten Temelli, “İŞİD'in Şengal'de yarattığı vahşetin acısı dinmemişken AKP bu kez de Şengal’e saldırı düzenleniyor. Ne arıyorsun Şengal’de? Ne saldırısı düzenliyorsun Şengal’e? Senin tarafın ne? Sen İŞİD’den mi yanasın ki, İŞİD’den kurtarılmış Şengal’e saldırı düzenliyorsun” diye sordu. Türkiye'nin ÖSO ile birlikte Efrîn'i işgal etmesine de değinen Temelli, "Onlar Efrin’de ne yapıyor? Efrin’i talan ediyorlar. Efrin’de kadınlara saldırıyor, tecavüz ediyorlar. Kadına yönelik şiddet Efrin’de artık dünyada eşi benzeri görülmemiş bir merhaleye ulaşıyor. 'Yok Minbic, yok Suriye’ye gireriz' diyorlar. Hep saldırgan bir politika. Bunun altında yatan düşmanlıktır. Bunun altında yatan işte bu savaş zihniyetidir. İşte tüm bu savaş zihniyetini içeride sürdürmesinin yolu meşruiyet aramasının yolu bize olan düşmanlıktır” şeklinde konuştu.

‘BU OTORİTER REJİMİ YIKMADAN DEMOKRASİ GELMEZ’

Son dönemlerde artan gözaltı ve tutuklamalara ilişkin de konuşan Temelli, “İçişleri Bakanlığı sayfalarında suçlamalar hazır. Artık her şey kopya suçlama. Kim gözaltına alınırsa önceden hazırlanmış bir suçlaması var. Bunların hepsi kamuoyunda algı yöntemi, bir psikolojik savaştır. Gözaltındaki ve tutuklu arkadaşlarımız bir suçu olduğu için orada değiller, bir sevdaları olduğu için oradalar. Bu sevda barış, demokrasi sevdasıdır. Bu ülkeye huzur gelsin diye verilen mücadelenin sevdasıdır. Ortak vatanımızda, demokratik cumhuriyet mücadelesidir. Bir demokratik ulus, toplum mücadelesidir. Demokrasi isteyenlere karşı bu şiddetin altında yatan yegane zihniyet işte bugün ki iktidarın tekçi, otoriter rejimidir. Bu otoriter rejimi yıkmadan bu ülkeye demokrasi gelmez. Bu demokrasinin gelmesinin yegane yolu bu rejimden kurtulmaktan geçiyor. Çok bedel ödedik, çok acılar çektik. Bunca acı bedelin ardında bizim de sözümüz, mücadele azmimiz, kararlılığımız var. Asla bundan da vazgeçmeyeceğiz. Bu da böyle bilinsin” dedi.V

23.08.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz