Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Kaç ölüm daha olmalı?

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Kaç ölüm daha olmalı?

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Kaç ölüm daha olmalı?

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, ağır hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek için 190'ıncı haftada Bandırma Cezaevi'nde yaşamını yitiren İsmail Arslan'ın yaşam öyküsünü paylaştı.

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre İHD Ankara Şubesi'nde yapılan açıklamada şube yöneticisi Nuray Çevirmen konuştu. Hapishanelerde çoğu ağır hasta tutuklunun durumunun her geçen gün ağırlaştığını kaydeden Çevirmen, "Hastalar aylarca revire çıkarılmıyorlar ve çıkarıldıklarında da kelepçeli muayene dayatılıyor. Hapishanelerde can kayıpları yaşanmaya devam ediyor" dedi.

'CEZAEVİNDE KALAMAZ RAPORU VERİLDİ'


Yaşanan can kayıplarında son olarak bu sabah 66 yaşındaki ağır hasta mahpus Arslan'ın yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Çevirmen, Arslan'ın hikayesini anlatarak, şunları söyledi: "1992 yılında hakkında açılan ve 765 sayılı TCK kapsamında 125. maddeden uzun yargılamadan sonra müebbet hapis cezası verilmiştir. Türkiye'nin değişik cezaevlerinde kaldı ve bu süre içinde kendisinde kalıcı hastalıklar çıkmaya başladı. Nefes alma, yutkunma zorluğu ve nörotik hastalıklar yaşamını zorlaştırmaya başladı. 2014 yılında durumunun ağırlaşması nedeniyle İstanbul'da hastaneye kaldırılmıştır. Bakırköy Savcılığı tarafından alınan tıbbi raporlar sonucunca cezaevinde kalamaz şeklinde rapor verilmesi nedeniyle cezanın ertelenmesine karar verildi ancak alınacak adli raporlarda bu ertelemenin devam edilip edilmeyeceği yönünde şerh konulmuştu. 2016 yılında aldırılan rapor ile cezaevinde kalabilir raporu ve tedbire uymadığı gerekçesi ile kaldığı yerden cezasının infazı için tekrar alınarak Midyat M Tipi Cezaevine konuldu.

OĞLUNU BİLE TANIMADI
İHD Mardin Şubesi 2016 yılında Arslan ile yaptığı görüşmede mahpusun, 'elindeki belgeleri işaret etmek ve birtakım rakamlar göstermek sureti ile kendisine haksızlık yapıldığını, hastalığına rağmen anlatmaya çalıştığı; konuyu anlatımda zorlandığı, zaman ve mekân konusunda geçmişi hatırlamakta zorlandığı, kişileri tanımakta zorlandığı, oğlunun ismi kendisine söylenilmesine rağmen böyle birisini tanımadığını beyan ettiği, sürekli yutkunmaya çalıştığı ancak bunda zorlandığı, içinde bulunduğu yeri tam olarak ayırt edemediği' gözlemlemiştir."

'GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME TERKEDİLDİ'
Hasta mahpusun elindeki tüm raporlarda "tek başına hayatını idame ettirmeyeceğinin" yer aldığına dikkat çeken Çevirmen, Arslan'ın tedavi taleplerini, "bedenimden parça çalarlar" şeklindeki bir gerekçe ile ret ettiği ve tedavi olmadığını belirtti. Tüm raporlarda 66 yaşındaki tutuklunun cezaevinde kalamayacağının sabit olduğunu ifade eden Çevirmen, şöyle dedi:

"Buna rağmen hakkındaki erteleme kararının kaldırılıp tekrar cezanın infaz edilmesinin mahpusun yaşam hakkının açıkça ihlal edildiğini ortaya koymaktadır; cezaevinde kalması kendisi için ölümcül bir durum oluşturmasına rağmen Arslan birçok hapishaneden sonra Karabük ve oradan da 2017'de Bandırma Hapishanesine gönderilmiş orada da gerekli olan tedbir alınmadığı gibi cezasının ertelenmemesi ile göz göre göre ölümüne sebebiyet verilmiştir."

"Hasta Mahpuslar yavaşlatılmış ölüm olarak toplum vicdanında kapkara bir yerde durmaktadır" diyen Çevirmen, yetkililere seslenerek, "Kaç ölüm olduktan sonra onların durumlarına eğileceksiniz?" diye sorarak, hasta mahpusların durumlarına dikkat çekmeye devam edeceklerini söyledi.

7.04.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz