Gaziantepli Ressamın Erdoğan Portresi  Almanya'yı Karıştırdı

Gaziantepli Ressamın Erdoğan Portresi Almanya'yı Karıştırdı

Gaziantepli Ali Zülfikar'ın “Recep Tayyip Erdoğan portresi” , ortalığı karıştırdı

Federal Almanya'nın Linz kentinde düzenlenen bir toplu sergiye yeni yapıtlarından örneklerle katılan ressam Ali Zülfikar'ın “Recep Tayyip Erdoğan portresi”, bir skandala neden oldu.

4 Kasım'da açılışı yapılan sergi başlamadan önce haberi Odatv'de yayımlanan ve bir anda dikkatleri üzerinde toplayan tablonun sergilenmemesi için Türk yetkililerden talep geldiği öğrenildi. Ali Zülfikar'ı arayan küratör Denise Steger, Türk Başkonsolosluğunun araya girmesiyle bir yasaklama sürecinin başladığını, resmin muhtemelen sergilenemeyeceğini bildirdi.

Mainz Başkonsolosu Sibel Müderrisoğlu'nun bu tablonun asılmamasını yazılı başvuruyla talep etmesi üzerine Linz Belediye Başkanı Hans Georg Faust, bir olay çıkmaması için bu yapıtın sergiden çıkarılmasını istedi. Ancak ressam Ali Zülfikar, “Ben kimseye hakaret etmiyorum, kimsenin kişilik haklarını da zedelemiyorum, sadece sanatımla bir olayı ve bir durumu kendimce sergiliyorum. Sanata yasak konulamaz” diyerek resmin sergilenmesinde ısrar etti.

AÇILIŞTA SANATIN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMALARI

4 Kasım pazar günü düzenlenen serginin açılış kokteyline etkin bir sanatsever topluluğun yanı sıra bölgesel medya kuruluşlarının da geniş ilgi gösterdiği gözlendi. Resmin sergilenmemesi doğrultusundaki Linz Belediye Başkanının eğilimini sert sözlerle eleştiren açılıştaki konuklar, sansüre karşı olduklarını, bu resim sergilenmezse Federal Almanya Anayasası'nı da çiğnenmiş olacağını ileri sürdüler. Açılışta ters çevrilen büyük boyutlu tabloyu tekrar düzelteceklerini ve insanların izlemesine olanak vereceklerini hatırlatan konukların, Linz yerel yöneticilerini de sert sözlerle eleştirmesi dikkat çekti.

Bu arada ressam Ali Zülfikar da açılışta bir konuşma yaptı ve kimsenin dini duygularıyla oynamadığını, kimsenin kişilik haklarını zedelemediğini yineledi. Zülfikar “Picasso Guernica'yı yapmıştı, ben de Türkiye'de yaşananları yorumladım. Yani Picasso için anlatıldığı gibi, bu resmi ben yaratmadım, Erdoğan yarattı” diye konuştu.

Resimlerini dev boyutlarda çalışan ve özgün tekniğiyle birbirinden ilginç ayrıntılar işleyebilen Ali Zülfikar, “Made in Turkey” başlıklı tablonun yerine bir kağıt duyuru astı. Duyuruda Linz belediyesinin Erdoğan korkusuyla resmi sansürlediğini kaydeden Zülfikar, tablonun daha sonra konuklar tarafından yerine konulduğunu ve sergilendiğini bildirdi.

BELEDİYE BAŞKANI ARADI

Ancak 5 Kasım pazartesi akşam saatlerinde Ali Zülfikar’ı telefonla arayan Belediye Başkanı Hans Georg Faust, resmin olaylara neden olmaması için sergilenmemesi doğrultusundaki geçici kararının hatalı olduğunu kabul ederek tablonun sergi sonuna kadar ziyaretçilerin ilgisine sunulacağını bildirdi. Gelişmeler ve ilk kararı nedeniyle sanatçıdan özür dileyen Faust, Alman medyasını da bilgilendirdiğini söyledi.

Bu arada açılıştaki küçük çaplı skandala basının ilgi gösterdiği gözlendi. Bölgenin büyük gazetesi Rhein-Zeitung, gelişmeleri bugünkü sayısında “Erdoğan resmi skandala neden oldu” başlığıyla ayrıntılı biçimde haberleştirirken “Linz’deki Klio adlı galerinin sanatın özgürlüğü kavgasına sahne olduğunu” vurguladı.

Sergi ve Erdoğan resimleri çerçevesindeki tartışmaların Almanya'da giderek yayılması ve federal düzeyde bir ilginin gösterilmesi bekleniyor.

Osman Çutsay

Odatv.com

ALİ ZÜLFİKAR KİMDİR

Ali Zülfikar'ın dünyada eşi benzeri olmayan bir teknikle hazırladığı siyah beyaz renk sentezli, kurşun kalemden evrensel mesajlar taşıyan, yüzlerdeki derin çizgileri kurşun kalemiyle nakış gibi işlediği portreleri ile Avrupa’nın tüm dikkatlerini üzerine çeken ve farklı ülkelerde 160’a yakın kişisel sergi açan Gaziantepli bir ressam, resim sanatının adeta kurşun askeri. Bugün sizlere onun sanat dünyasını ve resim alanında basamakları nasıl tek tek çıktığını anlatacağım. Anadolu'nun toprakları gibi çizgileri de sonsuzluğa yol alan bir sanatçının Alman sanat dünyasını altüst eden eserleriyle tanışmaktan pişman olmayacaksınız..

Gaziantep kırsalında doğup büyümüş, ağır topraklara özgü koşulların, sanat doğasına sinmiş bir isim O.Kurşun kalemden ürettiği, farklı boyutlardaki eşine ender rastlanır mesaj dolu evrensel boyutlu siyah-beyaz resimleriyle, Avrupa'da sanat dostlarının ya oturma odasını ya bürosunu ve hatta yatak odasını süslüyor bugünlerde. Doğanın siyah beyaz gibi iki zıt renginden inanılmaz bir senteze ulaşan başarı simgesi sanatçımız, Ali Zülfikar. Hem Ali, hem Zülfikar. Ama onun Zülfikar’ı, Hazret-i Ali’nin çift başlı kutsal kılıcından farklı. Onunki, elinden yıllar boyu hiç düşürmediği fırçası ve elbette, sıkı sıkıya sarıldığı kurşun kalemi.

Ali Zülfikar, bugüne kadar nedense kendi dünyasına kapanmış bir sanatçı. 17 yıldır Köln’de yaşıyor. Sanatçıların kolay yaşam alanı bulamadığı için şimdi Türkiye’nin dışında, Almanya’da kendi dünyasında adeta resim tutsağı boyutunda bir yaşam sürdürüyor. Kendi dünyasında doğurup, emzirip besleyip büyüttüğü insanlarla adeta bir komün düzeni yaşayan bir farklı sanatçı Ali Zülfikar.Ya onlar var, ya yok. Varsa onlar, Ali Zülfikar da var, yoksalar, O da yok. Çünkü Ali Zülfikar onların hepsi.

Horosan boylarından Anadolu’nun güneydoğu uçlarına sürüklenmiş bir göç sürecinin yoğurduğu bir biçim O. Eserlerinin hep bir yerine kendinden de bir parçayı, bazen somut, bazen soyut biçimde yerleştiren, kendi düşlerini, arzularını, sevgileri, acıları ve korkularını bir şekilde gizleyen sanatçımızın sayısız düşü de var ve bu düşleri bir tual üzerine kurşun kalemle işliyor. O, tekniğini, “Kurşunkalem tekniği her sanatçının ilk göz ağrısıdır, ne zaman bir tasarım yapmaya kalksa, elleriniz hemen ona uzanır. Taslak ve planlamanın bir parçasıdır. Ama bu zamana kadar hiç bir sanatçı arkadaşım, tual üzerine tek başına sade bir şekilde Tual üzerine kurşunkalem yöntemiyle ürünler çıkarmamıştı. Böyle bir tekniği sanatımın merkezine koyarak başladım. Tual üzerindeki ana motif detaylar, hiper gerçeklikten de öte bir anlatım biçimidir. Hiper gerçek anlatım tarzlarında sanatçılar, fotoğrafların bile gözden kaçırdığı ayrıntıları işleyerek, kendi derinliklerini, eklenti doku farklılıklarını irdeleyerek, form ve renk değerlerini işleyerek, yeni renk değerleri eklerler. Hiper gerçekçi sanatçılarımızla benim aramdaki farklıkların başında renk tercihi kendini gösterir. Bendeki teknik kurşunkalem, renkler ise kurşunkalemin tonlarıdır. Benim çalışmalarımdaki derinlik, renk kullanılmadan sadece kurşunkalemin tonlarıyla yaratılmıştır. Gözbebeklerine yansıyan ışık, derinlik ve yüzlerindeki yaşam izleri, doku farklığı kurşun kalemin tonları ve derinliğiyle oluşturulmuştur. Kurşunkalem tekniği hatayı yüzünüze vurur. Yani, silgi kullandığınızca bir resim çalışması olur. Silgi kullanmadan, hiçbir hatalı çizginin oluşmadığında ise karşınıza bir sanat eseri çıkar. Diğer önemli bir nokta ise yaratmış olduğunuz eserin yıllarca korunması gerekmektedir. Bunların hepsi parmaklarınızın iyi bir anatomik ustalığı ve bilgi birikimini kendi yeteneğinizle birleştiği bir vizyonun oluşumudur. Bunları bir araya getirdiğinizde karşınıza gerçek sanat eserleri çıkar ve sizi diğer sanatçı arkadaşlarınızdan farklılaştırır” sözleriyle anlatıyor.

Özlemlerinden bahsederken Ali Zülfikar, ilginç bir vuslat arzusunu açıklıyor. Daha ilkokulda iken özene bezene yaptığı bir resme kavuşabilmek. İlk göz ağrısı, kolay değil. Anlatıyor. Bir dileği var: Almanya'dan Türkiye'ye seslenip, içindeki sınırsız umutla, ilkokul öğretmenine ulaşmak istiyor. Merak ediyoruz. Biraz kurcalayınca, ayrıntıda gizli bir gerçeğe erişiyoruz:FOTOĞRAFLAR İÇİN FOTO GALERİYE BAKINIZ

Daha sekiz yaşında iken, sınıftaki kız arkadaşına atfen çizdiği bir resme, sınıf öğretmeni, biraz da büyüklük zoruyla “el koymuş”. Yani ilkokul öğretmeni adeta "zimmetine geçirmiş".İşte o resmi geri almak istiyor Kölnlü Türk ressam Ali Zülfikar.“Keşke o ilk resim çalışmam bugün elimde olsaydı.” diyor ve ekliyor: “Ben bugün Ali Zülfikar isem, beni ben yapan bir göz nurudur, hayal gücümdür o ilk resim. İlk aşk da diyebilirsiniz” diye ekliyor.1978 yıllarında Gaziantep’in Göçmez Köyü İlkokulu’nda öğretmeni olan ve daha sonra izini kaybettiği Esat Soydemir’e buradan sesleniyor ve o ilk göz ağrısı çalışmasını, ilk resmini geri istiyor.

Hani “ödünç olsun” diyor. Hani “bir günlüğüne de olsa!” Yanlış hatırlamıyorsa, Antalya bölgesi kökenli olan ilkokul öğretmeni Esat Soydemir’i şahsen tanıyan, yerini bilenlere biz de buradan sesleniyor ve “...insanlık namına rica olunur...” diyoruz, tıpkı bir “Kayıp Aranıyor” ilanı gibi. Antalya bölgesinden olup, 1978 yılında Gaziantep'in Göçmen Köyü'nde ilkokul öğretmenliği yapan ve o okulda minik bir öğrenci olan Ali Zülfikar'ın kız arkadaşı için yaptığı bir resme "Bu bende kalsın" diyerek el koyan Esat Soydemir Öğretmen, haberin olsun Ali, ilk göz nurunu arıyor…

 1970 yılında Antep'in Yavuzeli ilçesinde doğan Ali Zülfikar, 1985 yılında "Ortaokullararası Resim Yarışması"nda birinci olarak ilk ödülünü alır. 1992 yılında ilk karma resim sergisini Fırat Üniversitesi'nde açar. 1993 yılında Antep otobüs durağında açtığı resimli-şiir sergisi ilgi görür. Genel teması hep "sevgi ve kavga" olan Ali Zülfikar, özellikle insan ve doğa ilişkisi üzerine kafa yorar. 1995 yılında ise, Elazığ Fırat Üniversitesi'nden siyasi nedenlerden dolayı sürgün edilir. 1997 yılında Almanya'ya gelmek zorunda kalan ressam çalışmalarını burada sürdürüyor.FOTOĞRAFLAR İÇİN FOTO GALERİYE BAKINIZ

6.11.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz