Gaziantep Sınırında ‘Hellfire’ (Cehennem Ateşi) füzesi

Gaziantep Sınırında ‘Hellfire’ (Cehennem Ateşi) füzesi

Gaziantep Sınırında ‘Hellfire’ (Cehennem Ateşi) füzesi

Gazeteci Amberin Zaman, Gaziantep'in de dahil olduğu Amerikalı kadın ( ajan)ın aranma ve kurtarılma konusunu el aldı.

İşte 'Suriye sınırında yakalanan ‘ABD’li kadın ajan’ kim? başlıklı o yazı:

Son iki gündür Hatay’dan Türkiye’ye kaçak yollardan giriş yapmaya çalışırken yakalanan ABD uyruklu bir kadına ilişkin haberler çıkıyor.

Hatay Valisi Ercan Topaca “Sınırdan yasadışı yollarla giriş yapmak isterken ABD’li bir gazeteci yakalandı. Mahkemeye çıkarıldı, tutuklandı. Yargılanma safhası devam ediyor. Ajan mı değil mi şu an bilmiyoruz” dedi. Topaca sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınıra gelen helikopter bunun için gelmişti. Tabii onlar kendi imkanlarıyla ‘sınırın karşısında’ diye arıyorlardı yani ‘Türkiye’ye giriş yapacak’ diye bekliyorlardı. Tabii onların beklediği zaman gelmedi. Ertesi gün geldi. Biz yakaladık.”

Topalca, söz konusu helikopterin kime ait olduğunu ve ‘onların’diye söz ettiği kişilerin kim olduğunu belirtmemekle birlikte ABD’den söz ettiğini tahmin edebiliriz. Türk medyası da benzer kanıya varmış olmalı ki Sabah gazetesi haberi şöyle verdi:“Suriye’de yaralanan ABD’li kadın ajan Snell Lindsteyler için seferber olan ABD hükümeti mutlu sona ulaşamadı. ABD, Türk Genelkurmay’ından izin alarak Gaziantep, Kilis ve Hatay sınırı boyunca ‘Hellfire’ (Cehennem Ateşi) füzesi taşıyan, beş silahlı insansız hava aracı, iki uçak ve bir CASA tipi uçakla yaralı kadın ajanını arama kurtarma çalışmalarına başladı… Tüm çabalara rağmen kadın ajanla ABD helikopteri buluşamadı.”

amberin snell 2

Sonradan Müslüman oldu

İçinde ‘kadın’, ‘ABD’ ve ‘ajan’ sözcüklerini barındıran bu haber her koşulda ilgi çeker. Ancak 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğu, Türkiye’deki en yüksek mercilerce telaffuz edilirken haber daha da cazibeli bir hal alıyor. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ‘FETÖ bağlantılı’ 10 yabancı uyrukludan söz ederken, Hatay’da yakalanan ABD’li kadına da atıfta bulunması merakımızı daha da kabarttı. Peki, kim bu gizemli kadın?

Adı Lindsey Snell. İstanbul’da ikamet eden ABD’li bir gazeteci. Twitter hesabındaki profilinde ‘video gazetecisi’ olduğunu, uzmanlık alanının Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kapsadığı ve haberlerinin MSNBC, VICE, Discovery gibi kanallarda yer aldığını söylüyor. Profil resminde tam teşekküllü kara çarşaf giyen ama yüzü açık olan Snell’in, Afgan uyrukluğu biriyle evlendiği ve İslamiyet’e geçtiği biliniyor.

Bir süredir İstanbul’da ikamet eden Snell birçok yabancı muhabir gibi son dönemde Suriye üzerinde yoğunlaşıyor. Google’da arama yapınca iyi işler çıkarttığı anlaşılıyor. Ve son gidişinde El Nusra üzerine haber yapmak için kaçak yollardan örgütün hakim olduğu İdlip’e geçiyor. Ancak El Nusra kendisini alıkoyuyor. 5 Ağustos günü Snell, Nusra tarafından ilk tutulduğu ve duvarında El Nusra bayrağı asılı hücrede selfie çekiyor. Twitter’da paylaştığı fotoda şu sözler yer alıyor: “Neden hala telefonuma el koymadılar anlamadım.”

This was the first prison Nusra held me in. Really not sure why they kept letting me have my phone.

 

 

Sabah’ın Washington temsilcisinin tweetini paylaştı

Yine aynı gün bir fotoğraf daha paylaşıyor. Bunu da kendisini‘kurtaran motosikletli adama’ gönderdiğini kaydetti. Giydiği çarşafın da kendisine, El Kaide’den koptuktan sonra kendisine‘Fetih el Şam’ diyen Nusra tarafından alındığını yazdı.

Snell’in Twitter sayfasındaki diğer paylaşımlarındaysa Suriye’deki muhaliflere ve AK Parti’ye sempati beslediği anlaşılıyor. Hatta Sabah’ın Washington temsilcisi Ragıp Soylu’nun, darbe girişimine ilişkin Twitter’daki bir mesajını da paylaşıyor ve Müslümanların uğradığı zulümlerden yakınıyor.

Peki, Snell bir ABD ajanı mı? Washington’da güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgi; Snell’in elçilik yetkililerinin“Suriye’ye gitmeyin” ikazlarına kulak tıkayan bir‘maceraperest’ ve ‘pervasızca’ davranarak ülkesinin başını gereksiz yere ağrıtan bir gazeteci olduğu.

Kendi başının çaresine bakınca gözaltına alındı

Yine aynı kaynaklara göre başının dertte olduğunu fark edince, bir takım aracılar vasıtasıyla ABD yetkililerine ulaşmış. Bunun üzerine ABD güvenlik kuvvetleri kendisini kurtarmaya yönelik geniş çaplı bir operasyon planlamış. Diyeceksiniz ki, bir gazeteci için neden bu kadar imkan seferber ediliyor. ABD vatandaşı söz konusu olunca, kim olursa olsun bu yol izlenir. Hele Başkanlık seçimleri gündemdeyken Obama yönetimi, Trump’ın eline böylesine bir koz vermek istemez. Sabah’ın haberinde belirtildiği gibi de Türk makamları operasyon hakkında bilgilendirilmiş. Belli ki Rusya da…

Suriye’nin kuzey batı hava sahası Rusya’nın kontrolünde. Ne var ki Snell, operasyon teklifine kuşkuyla yaklaşmış ve ABD tarafından kurtarılmaktansa kendi başının çaresine bakmayı yeğlemiş. Sonrası malum… Sınırdan kendi imkanlarıyla geçerken de Türk sınır güçleri tarafından gözaltına alınmış.

Bir çok meslektaşımızın rehin alınıp, kimilerinin kafaları kesildiği Suriye’de haber yapan Snell’i bu cesaretinden ötürü kutlamak lazım. Ancak ajansa, ne biçim ajanmış? Sarışın, mavi gözlü, çarşaflı ve ismi Lindsey?

Kim yutar? Ne yazık ki komploların artık bağımlılık yarattığı memleketimizde herkes…

10.08.2016 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz