Gaziantep HÜDAPAR “Fıstık olmazsa, baklava da olmaz”

Gaziantep HÜDAPAR “Fıstık olmazsa, baklava da olmaz”

Antep fıstığındaki fiyat artışının spekülatif hareketlere bağlı olduğunu belirten HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Adayı Mehmet Nakşi Erat, bunun önüne geçmek için çiftçilerin desteklenerek fıstığın kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Antep fıstığı fiyatının ikiye üçe katlanması toplumun her kesimini rahatsız etti. Şu an kabuklu fıstık kilosu 65 liradan, tatlılarda kullanılan iç Antep fıstığı ise kilosu 210 liradan satılıyor.

Gaziantep’in en büyük gelir kaynaklarından biri olan Antep fıstığının fiyatı ile ilgili yaşanan tartışmaları değerlendiren HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Adayı Mehmet Nakşi Erat, fıstık başta olmak üzere tarım ürünlerinin kayıt altına alınmasının önemine dikkati çekti.

Baklavadan çikolataya hamurlu tatlılardan yemeklere kadar birçok alanda kullanılan Antep fıstığı ile ilgili yaşanan tartışmaların Türkiye’nin en büyük marka değeri olan Antep baklavası ve fıstığının itibar kaybetmeye başladığını belirten Erat, bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

“Antep fıstığı 250 bin kişiye geçim kaynağı sağlıyor”

Antep fıstığının kentin ve bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Erat, sözlerine şöyle devam etti:

“Antepfıstığı Gaziantep'te çok ciddi bir yer tutuyor. Gaziantep'te yaklaşık 250 bin civarında kişi ise geçimini Antep fıstığı ile sağlıyor. Bundan dolayı da çok önemli bir tutuyor. Antep fıstığını yine çerez olarak düşündüğümüzde çerezler içerisinde de ana çerez mahiyetini taşıyor. Yine bununla beraberde özellikle baklavada, çikolatada ve birçok gıda da kullanılıyor. Bu bakımdan Antepfıstığı gerçekten çok önemli bir yer tutuyor.”

“Çiftçiler ciddi bir kar elde edemiyor”

Antep fıstığı üreticilerinin mutlaka desteklenmesi gerektiğini belirten Erat, “Özellikle çiftçilerimiz fıstık ile ilgili fıstık sezonunda mazotu ve diğer tarım girdilerini borca aldığından dolayı fıstığı sezona kadar birçok borcagirdiğinden dolayı fıstık sezonu girer girmez hemen fıstığını satıyor, borçlarını ödemeye çalışıyor. Dolayısıyla ellerinde bir şey kalmıyor. Ya da çiftçi fıstığı elinde bekletemiyor. Yine bilinçli bir şekilde depolayamıyor. Böyle olunca da spekülatif hareketlerle birlikte bir de merdiven altı dediğimiz imalathanelerle beraber maalesef fıstık fiyatları artmaya başlıyor.” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin desteklenmesi ve fıstığın kayıt altına alınması gerektiğini belirten Erat, “Çiftçi,Antep fıstığından ciddi bir kar elde edemiyor. Aynı şekilde baklava imalatçıları ve diğer gıda alanlarında fıstık kullanan sektörler fıstığı çok pahalı fiyata satın almak zorunda kalıyorlar. Şu an herkes bu durumdan şikâyetçi. Dolayısıyla bununla ilgili devletin hem çiftçiyi desteklemesi hem de fıstığı kayıt altına alması gerekiyor. Antep fıstığı tamamıyla devletin kontrolünde olması gerekiyor ki bu spekülatifhareketler olmasın. Yine merdivenaltı imalathaneler olmasın. Çiftçimiz bilinçli bir şekilde fıstığını üretip satsın. Bu şekilde hem halkımız ucuz bir şekilde fıstığını yesin hem de çiftçimiz kazansın.”şeklinde konuştu.

“Lisanslı depoculuk sistemi uygulayabilir”

Erat, hububat ve farklı tarım ürünlerinde olduğu gibi Antep fıstığında da lisanlı depoculuğa geçilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Devlet lisanslı depoculuk sistemini fıstık için uygulayabilir ve bu şekilde tüccar fıstığı direk depolardan satın almış olur. Çiftçi de fıstığı direk bu depolara satmış olur. Dolayısıyla bu şekilde çiftçide, tüccar da mağdur olmaz. Bu şekilde olursa tüketici de ucuz bir şekilde Antep fıstığını tüketebilir. Herkes bundan fayda görür. Dolayısıyla lisanslı depoculuk sisteminin de icra alınmasında elbetteki fayda olacaktır.”

“Fıstık olmazsa, baklava da olmaz”

Tarım Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililerin bu soruna çözüm bulması çağrısında bulunan Erat, “Antep, baklava ile özdeşleşmiş ve dünyanın her tarafına tonlarca Antep baklavası ihraç ediliyor. ‘Baklavanın içerisine ceviz mi koysak veya daha farklı ürünlerle mi çözüm bulsak?’ şeklinde bir çözüm yerine fıstığı biz nasıl ucuzlatabiliriz? Bu düşünülmelidir. Çünkü Antep baklavası fıstık ile güzeldir. Fıstık olmazsa, baklava da olmaz. Bu iki ürün birbiriyle özdeşleşmişler. Dolayısıyla bunun çözümü içine ceviz koymak veya farklı çözüm yolları aramak değil. Fıstık konusunda somut ve net bir çözüm ortaya koymak gerekiyor. Bu sorun çözüldüğü zaman inanıyorum ki hem tüketici hem de kuruyemişçiler hem de baklavacılar rahat bir şekilde uygun fiyatlarla bu ürünleri tüketecektir.” dedi.

“Fıstık ithalatı fiyat sorununu çözmez”

Bugünlerde fıstık fiyatının yükselmesi nedeniyle baklava üreticilerinin fıstıklı baklava üretmeme kararı almasını ve bir yandan da fiyatın düşmesi için geçici olarak ithalat yapılmasının istenmesinin de doğru olmadığını belirten Erat, fıstığın ithal edilerek fiyat sorununun çözülemeyeceğini ifade etti.

Erat, “Antep fıstığının çok farklı bir lezzeti var. İran fıstığından ve diğer ülkelerin fıstığından çok farklı bir lezzeti var. Dolayısıyla da fıstık ithal etmek bir çözüm olmayacaktır. Çünkü Antep fıstığının tadını vermeyecektir. Fıstık ithal etmek yerine Antep’te fıstığı daha iyi nasıl yetiştirebiliriz, rekoltemizi nasıl yükseltebiliriz. Malumunuz bir sene fıstık çok olur bir sene az olur. Bu sene de çiftçilerden aldığımız bilgilere göre rekolte geçen senenin yarısından daha fazla olduğu söyleniyor. Bu konuda da çiftçi daha iyi bilinçlendirmek, daha iyi araziler, daha iyi şartlarda fıstığı yetiştirmek ve daha ucuza mal etmek en doğru olanıdır. Yoksa fıstığı ithal etmek çözüm olmayacaktır.” diye konuştu.

24.05.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz