Flormar işçileri: Direniş bizi cesaretlendiriyor

Flormar işçileri: Direniş bizi cesaretlendiriyor

Flormar işçileri: Direniş bizi cesaretlendiriyor

Flormar fabrikası önünde haklarını almak için 134 gündür eylemde olan kadınlar, mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceklerini söyledi. 

Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi'nde (GOSB) yer alan Flormar Kozmetik Firması’nda çalışan 132 işçi, Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası'na (Petrol-İş) üye olduğu için işten çıkarıldı. Hakların talep etmek için 15 Mayıs'ta fabrika önünde eylem başlatan kadın işçiler, 134 gündür eylemde. Sabah saat 09.00’dan akşam 17.30’a kadar işe gider gibi fabrika önünde eylem yapan kadınlar, hem evde hem de direnişte yaşadıkları sıkıntıları anlattılar. 
 
‘İŞ GÜVENLİĞİMİZ YOKTU’
 
Flormar işçisi Zuhal Ertaş 3 buçuk yıldır Flormar’da çalıştığını belirtti. Flormar’da çalıştığı dönem yaşadığı sorunları anlatan Ertaş, “İçerde zorlu durumlar vardı. İş güvenliğimiz tehlikedeydi. Gece vardiyasından gündüz vardiyasına geçtiğimiz zaman adaptasyon sorunu yaşıyorduk. 3 gün kendimize gelemiyorduk. Çünkü gece saat 03.30’da çıkıyorduk. Ve uyku saatimize denk geliyordu. İçerde tehlikeli alanlar var. Ben maskara bölümünde çalışıyordum. Havada kazanlar vardı. Bir keresinde patlama olayı yaşadık. İş kazası geçirdim. Bir şey olmadı ama çok tehlikeliydi. Kazanları sildiğimizde üstümüz başımız her yerimiz batıyordu. Ürünleri makinadan geçirdiğimiz için makinaları temizlememiz gerekiyordu. Bazı maskaralar çıkmadığı için aseton ve alkol kullanmak zorunda kalıyorduk. Kalıplar sıkıntı oluyordu. Ellerimiz sıkışıyordu. İş kazaları çok olmaya başlıyordu bu sefer. Tedbirler alınıyordu. Ama yapılan tedbirler çok iyi olmuyordu. Bizde yapılan bu haksızlıklar ve para sıkıntılarından kaynaklı sendikalı olmaya karar verdik. Sendikalı olunca da bizi işten çıkarttılar. O günden bu yana da burada direniş alanındayız” dedi. 
 
‘MÜCADELE ETMEDEN BAŞARI KAZANILMIYOR’
 
Eşini trafik kazasında kaybeden Ertaş, “Şu sıralar hayatım direnişle geçiyor. Hem iş yerinde hem de hayata karşı direniyorum. 2 çocuk annesiyim. Çocuklarımdan biri 6’ncı diğeri ise 8’inci sınıfa geçti. 8’inci sınıfa giden çocuğumu kursa göndermem gerekiyor. Bir sürü okul masrafı var. Bu yüzden maddi anlamda zorluk çekiyorum. İş hayatı konusunda da ikisini idame etmek zordur. Fakat hayatın bir gerçeği de var. Mücadele etmeden hiçbir şey başarılmaz. Hem çocuklarımın geleceği için hem de kendi hayatım için burada direnmek benim için önemli” ifadelerini kullandı. 
 
‘DİRENMEK BENİ CESARETLENDİRDİ’
 
Haklarını alana kadar fabrika önünde direnmeye devam edeceklerini belirten Ertaş, “Havalar soğumaya başladı. Bu yüzden işimiz biraz daha zorlaşacak. Ama bunun da üstesinden geleceğimizi umuyorum. Sendikamızın da bu konuda elinden geleni yapacağını düşünüyorum” diye konuştu. Direnmenin kendisine çok şey kattığını söyleyen Ertaş, “Çok cesaretli bir insan değildim. Cesaretimi toplamaya başladım. Bu mücadele yaşlansam bile unutmayacağım bir anı olacak benim hayatımda. Torunlarım olursa da onlara anlatacağım en güzel hayat deneyimim bu olacak” dedi. Ertaş, “Yaşadığımız şu dünyada haksızlığa uğradığımız her yerde dimdik durabilmeliyiz. Amacımıza ulaşabilmek için elimizden gelen her türlü mücadeleyi verebilmeliyiz” diye belirtti. 
 
‘MADDİ ANLAMDA ZORLANSAK DAHİ DİRENECEĞİZ’
 
Bir diğer Flormar işçisi Sultan Kılıç da, sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldığını ve 9 yıllık emeğinin karşılığını bu şekilde aldığını söyledi. Eşinden ayrılan ve iki çocuk annesi olan Kılıç, “Burada direnmek bizi maddi anlamda zorluyor. Çocukların ihtiyacı oluyor. Karşılayamıyorsun. Daha küçük oğlumun formaları eksik bir tanesini alabildik ancak. Ama bir şekilde yürütüyoruz. Büyük oğlum üniversiteye gidiyor. Onun masrafları daha yüksek ama burada da kendi hakkımızı savunuyoruz. Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Onlara kötü bir şey yapmadık. Zarar vermedik. Sürekli biz onlara kazandırdık. Onların cebi doldu. Biz hiçbir şey alamadık. Bizim verdiğimiz emeklere karşılık olarak bizi dışarıya attılar. Hakkımızı alacağız” dedi. 
 
‘SENDİKALI OLUNCU HAKLARIMI ÖĞRENDİM’
 
Sendikalı olmadan önce haklarından bihaber olduğuna işaret eden Kılıç, “Buraya çıktıktan sonra çok şey öğrendik. Haksızlığı, hukuksuzluğu ve daha sonra kendi hakkımızı nasıl savunacağımızı öğrendik. Burada bir aile olduk. Hiç tanımadığımız iş arkadaşlarımızla kardeş gibi olduk. Birbirimize kenetlendik. Burada olduğum için mutluyum. Bence herkes kendi hakkını savunmalı. Hele de kadınlar buna daha çok önem vermeliler” ifadelerini kullandı.  
 
‘DEVLET BİZE HİÇ SAHİP ÇIKMADI’
 
Devlet bize hiç sahip çıkmadı diyen Kılıç,  “Çevik kuvvet hep buradaydı. Yanımızdalar ama bizimle değiller. O yüzden artık onlar için bir şey demiyorum. Diyemiyorum. Çünkü onlardan hiçbir beklentimiz yok. Seçimde herkes geldi. Sözler verildi. Her şey yapıldı ama hiçbir tanesi de yerine getirilmedi. Yine biz bize kaldık” sözleriyle duruma tepki gösterdi. Kılıç, “Direnenler ve direnmek isteyenler haklarını alsınlar. Bırakmasınlar. Çünkü bu haktır ve çocuklarımızın geleceğidir. Onlara daha iyi bir yaşam vermek için haklarını savunsunlar” diye konuştu. 
 
Flormar’da 2017 senesinde kendi isteğiyle ayrılan ve bir yaşındaki çocuğuyla arkadaşlarına destek vermek için fabrika önüne gelen Kübra Taşer ise, “Arkadaşlarım sonuna kadar haklılar ve ben de bu yüzden onların yanındayım” dedi. 
 
MA / Servet Karaduman 
25.09.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz