Dünyaya güzel bir yüzden daha fazlası olduğunu kanıtlayan bir kadın: Hedy Lamarr!

Dünyaya güzel bir yüzden daha fazlası olduğunu kanıtlayan bir kadın: Hedy Lamarr!

Hedy Lamarr İlk Kablosuz Teknolojiyi Nasıl Buldu?

Görünüşü nedeniyle gözardı edildiği için mutsuz olan “dünyanın en güzel kadını”, Nazi denizaltılarını batıracak gizli bir iletişim sistemi geliştirmek için yola çıktı.

Avusturyalı yalnız bir göçmen, sahne giysilerinden sıyrıldı ve topuklu ayakkabılarını fırlattı. Filmden kalan makyajını dikkatle silerken daha önemli rollerde oynatılmamaktan şikayetçiydi. Bir kadeh Pinot Noir eşliğinde kendine üzülmek yerine, kararlı bir şekilde daha önce gelişmiş trafik ışıklarını icat ettiği çizim masasının başına geçti.

Dünyaya güzel bir yüzden daha fazlası olduğunu burada kanıtlayacaktı.

Bu sahne, bir Oscar yemi gibi görünüyor ama aslında gerçek çok daha etkileyici. Bu, bir teknoloji kahramanına dönüşen Hollywood yıldızı Hedy Lamarr’ın gerçek yaşam hikayesi.

Katkıları ölümünden sonra 2014 yılında National Inventor’s Hall of Fame’de tanınan mucit Lamarr, Bluetooth, GPS ve Wi-Fi’da kullanılan bir sistemin geliştirilmesine yardımcı oldu.

Lamarr’ı bu kadar ilginç bir karakter kılan oyuncu ve inovatör olarak geçirdiği ikili yaşamı. Bu, Google doodle tasarımcısı Jennifer Holm’un Lamarr’ın doğumunun 101. yılında tasarladığı doodle’da harika bir şekilde tasvir ediliyor.

“Lamarr’ın Google’da bir nevi mistik bir statüsü var ve onun hikayesini bir doodle ile anlatma şansına sahip olmak ve beni çok heyecanlandırdı,” diye yazıyor Holm tasarladığı doodlehakkında. “Sarı bir not defterine resimli bir taslak çizmek, Lamarr’ı farklı senaryolarda, gündüz bir film yıldızı, gece bir mucit olarak nasıl göstereceğimi bulmama yardımcı oldu.”

Güzellikten Önce Zeka

Lamarr bir Hollywood yıldızı olarak Clark Gable ve Spencer Tracy’nin karşısında baştan çıkarıcı bir kadını oynamış olsa da görünüşü konusunda takıntılı tipik bir yıldız değildi.

“Her kadın çekici olabilir,” diyordu. “Tek yapmanız gereken sabit durmak ve aptal görünmek.”

Pulitzer ödüllü yazar Richard Rhodes’un Hedy’s Folly: The Life and Breakthrough Inventions of Hedy Lamarr, The Most Beautiful Woman in the World adlı kitabında belirttiği gibi Lamarr için iyi zaman geçirmek, akşam yemeği partisinde zeki arkadaşlarıyla sohbet etmek demekti.

“Hedy içmezdi. Partileri sevmezdi,” diyor Rhodes NPR’a. “Hedy’nin zamanını geçirmek için başka bir şeyler bulması gerekirdi.”

Bu “başka bir şey” icatlar yapmaktı ve Lamarr’ın problem çözücü teknolojiler tasarlamak konusunda çok becerikli olduğu ortaya çıktı. Evindeki misafir odasını bir tasarım masası ve gerekli araç gereçlerle dolu bir inovasyon stüdyosuna dönüştüren Lamarr, hareketi sınırlı insanların banyoya girip çıkmalarına yardım eden bir alet, florasanlı bir köpek tasması ve suyu sodaya dönüştüren bir bulyon icat etti.

Rhodes, Lamarr’ın en son icadının tam bir fiyasko olmasına güldüğünü belirtirken, en bilinen başarısı bugün hala uygulamaları olan bir proje oldu. Bir komşusu ve arkadaşı George Antheil ile birlikte geliştirdiği “gizli iletişim sistemi” günümüzün kablosuz teknolojilerinin bir öncüsüydü.

Intel’den Aicha Evans
Intel’den Aicha Evans

“Farklı bir amaçla icat edilmiş olsa da frekans atlaması konseptlerinin temelleri günümüzde yaygın olarak kullandığımız kablosuz teknolojilerin temelini oluşturdu,” diyor Intel Başkan Vekili ve Intel İletişim ve Cihazlar Grubu Genel Müdürü Aicha Evans.

“Sonuçta, kablosuz bağlantı havayı net veri ulaşımı şeritlerine bölmek, verileri tahmin edilebilir ve doğru bir şekilde taşımakla ilgili,” diyor.

Evans, Lamarr ve Antheil’ın verileri havada verimli bir şekilde yönetmek ve ulaştırma yönteminin “saf deha” olduğunu ve kablosuz teknolojilerdeki gelişmelerin temelini oluşturduğunu belirtti.

Yaşa ve Öğren

Asıl adı Hedwig Eva Maria Kiesler olan Lamarr, Viyana’dan geliyor ve Ukrayna-Macaristan Yahudi kökenli. İlk evliliğini, Benito Mussolini ile ticaret yapan ve Adolf Hitler’i evinde ağırlamış olan savaş mühimmatı üreticisi Friedrich Mandle ile yaptı. Mandle, Lamarr’a askeri teknolojileri öğretti ve yıllar sonra faydalı olabilecek bilgiler verdi.

CNN’in haberine göre Mandle ile evliliği giderek bunaltıcı hale geldiği ve kötü muamele gördüğü için Lamarr Amerika’ya kaçtı. Yolculuğunu Metro-Goldwyn-Mayer (MGM) stüdyolarından Louis Mayer ile denk gelecek şekilde akıllıca planlamıştı.

Rhodes’a göre, Mayer önceden Londra’da başka bir etkinlikte tanıştıklarında Lamarr’a bir oyunculuk sözleşmesi teklifinde bulunmuştu, ancak koşullardan memnun olmadığından anlaşmayı kabul etmemişti.

Ancak ikisi birlikte yolculuk ederken bu durum hızla değişti.

“Gemiye biner binmez, Mayer’in ilgisini çekmenin bir yolunu buldu; sonuçta o bir oyuncuydu,” diyor Rhodes NPR’a. “Gemi New York’a varmadan önce, çok daha iyi bir anlaşma yapmıştı; yedi yıl boyunca haftada yaklaşık $3.000 dolar eşdeğeri bir anlaşma.”

Sektördeki süperstar statüsünü güvenceye almasına rağmen, Lamarr’ın bilim ve teknolojiye olan tutkusu hiç kaybolmadı. 2. Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri’ne yardım etti.

Birçok Alman denizaltı gemisi sivil gemileri hedef almaya başladığında, Lamarr radyo dalgalarıyla yönlendirilen torpidoların İtilaf Devletleri için çok daha güçlü ve doğru bir misilleme silahı olacağını düşünüyordu, ancak bunun için radyo sinyallerinin parazit yapmasını önlemenin bir yolunu bulması gerekiyordu.

Lamarr ve Antheil, 88 piyona tuşuna dayanan bir radyo iletişim sistemi geliştirdi. Başarılı oldular ve ikili 1942’de çalışmaları için patent aldılar. Ne yazık ki, ABD Ordusu teknolojik başarılarını 20 yıl daha görmezden geldi.

Gitti Ama Unutulmadı

Savaş bittiğinde, Lamarr ve Antheil’ın çalışması, bir Ordu dosya çekmecesinde çürümeye terk edilebilirdi. Ancak bunun yerine, buluşları ordunun ve özel şirketlerin Küba Füze Krizi’ndekullanılan bir frekans atlama mekanizması geliştirmelerine yardımcı oldu. Daha sonra bu sistem, modern kablosuz teknolojilerin öncüsü oldu.

 

wireless-outside-e1455835121582-uk

Hedy Lamarr kablosuz teknolojinin icat edilmesine yardımcı oldu

Lamarr İtilaf Devletleri’ne planladığı gibi yardım etmemiş olsa da bazen işlerin yavaş ilerlemesi gerektiğini anlamıştı.

“Dünyada işler hiçbir zaman kolaylaşmıyor. Tüm bu yeni buluşların insanları acele etmeye zorladığını düşünüyorum,” dedi bir keresinde. “Acele etmek doğru değil, her şey için zamana ihtiyaç var; çalışma zamanı, oyun zamanı, dinlenme zamanı.”

Lamarr’ın çalışması 1997’de Electronic Frontier Foundation, “geniş spektrumlu yayını” “sıradan insanlara sıradan kaynaklar” sağlama ve hava dalgalarına uygun maliyetli erişim olanağı sunduğu kabul edilene kadar bilinmiyordu.

“Lamarr ve Antheil’a verilen özel ödül, yalnızca eğlence dünyasına katkıları olduğu düşünülen bir kadının ödül almasının yanında başka nedenlerle de önemliydi,” diyor EFF Staff Counsel Mike Godwin basın toplantısında. “Yarım yüzyıl önce demokrasiyi savunmak için geliştirilen bu aracın, 21. yüzyılda demokrasiyi yaymayı vaat ediyor olması çok ironik.”

Intel’den Evans, kablosuz teknolojilerdeki yeni gelişmelerin interneti gerçek anlamda demokratikleştirdiğini ve dünyanın her yerinden tüm insanların erişimini kolaylaştırdığını düşünüyor.

“Mobil teknoloji, insanlığın temel öğelerinden biri haline geliyor,” diyor halihazırda 5G kablosuz teknolojisini geniş kitlelere sunmak üzere çalışmakta olan Evans. “Bu da küresel toplumumuzdaki sorunlar ve fırsatlarla ilgili.”

Bu, Lamarr’ın zamanında, frekans atlama teknolojisinin İtilaf Devletlerine savaş sırasında avantaj sağlama fırsatı sunduğunda da geçerliydi. Lamarr, buluşunun dünyayı ne kadar etkileyeceğini muhtemelen tahmin etmemiş olsa da ödül alacak kadar önemli olduğunu biliyordu.

Peki Lamarr, EFF’in kendisine bir ödül vereceğini duyduğunda ne oldu? 86 yaşındaki Lamarr, 2000 yılındaki ölümünden üç yıl önce kendine has bir güvenle yanıt verdi.

“Ödülü alacağını söylemek için onu aradıklarında, ilk sözleri, kendine yakışır bir şekilde, ‘Evet, nihayet,’” oldu diyor Rhodes.

 İntel Türkiye

15.04.2016 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz