Diyarbakır'da 7’si çocuk 13 kişiyi öldürenler 12 yıldır cezasız

Diyarbakır'da 7’si çocuk 13 kişiyi öldürenler 12 yıldır cezasız

Diyarbakır’da 13 kişinin öldürüldüğü 28 Mart olaylarının üzerinden 12 yıl geçti. O gün öldürülen Enes Ata'nın babası 'Adaletten umudum kalmadı' dedi.

Deniz TEKİN
Rıfat ŞAHİN

Diyarbakır’da 7’si çocuk 13 kişinin öldürüldüğü 28 Mart olaylarının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, olayın sorumluları halen cezalandırılmadı. O gün öldürülen 8 yaşındaki Enes Ata’nın babası, “Artık benim adaletten hiç umudum kalmadı. Yine de ömrüm yettiği sürece bunun peşini bırakmayacağım” dedi.

‘KADIN DA OLSA, ÇOCUK DA OLSA...’

24 Mart 2006 tarihinde Muş’un Şenyayla kırsalında öldürülen 14 HPG’liden 6’sı için Diyarbakır’da düzenlenen cenaze törenine polisin müdahalesiyle başlayan olaylar, bölgenin tamamına yayılarak 4 gün boyunca devam etmişti. Olaylar devam ettiği sırada dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörün maşası haline gelen her kim olursa olsun, kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” açıklamasını yapmıştı.

13 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Polis ve askerin kullandığı orantısız güç nedeniyle olaylarda 7’si çocuk 13 kişi yaşamını yitirdi. Savaş alanına dönen kentlerde onlarca kişi polis kurşunuyla yaralanırken yaşamını yitirenlerin otopsi sonuçları, ölümlerin çoğunluğunun ateşli silahlar nedeniyle yaşandığını ortaya koyuyordu.
Diyarbakır’daki olaylarda Tarık Atakaya (22), 9 yaşındaki Abdullah Duran, 8 yaşındaki Enes Ata, 8 yaşındaki İsmail Erkek, Mehmet Akbulut (17), Mustafa Eryılmaz (26), Emrah Fidan (18), Mahsum Mızrak (17) ve İlyas Aktaş vücutlarının çeşitli bölgelerine aldıkları kurşun ve gaz bombaları sonucu hayatını kaybetti. 78 yaşındaki Halit Söğüt de darp sonucu yaşamını yitirdi. Batman’da 3 yaşındaki Fatih Tekin isimli çocuk ile Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Ahmet Araç (27) ve Mehmet Sıdık Önder (22) ateşli silah sonucu yaşamını yitirdi.

Enes Ata, İsmail Erkek, Halit Söğüt, Mehmet Akbulut ve Emrah Fidan’ın aileleri, polisin “Tören yapmayacaksınız” baskısı nedeniyle cenazelerini sessizce toprağa vermek zorunda kaldı.

300 YARALI, YÜZLERCE GÖZALTI

Diyarbakır 28 Mart olayları

Diyarbakır Barosunun raporuna göre, Diyarbakır’da 4 gün boyunca süren olaylarda 543 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 199’u 18 yaşından küçük çocuklardan oluşurken bu çocuklardan 91’i tutuklandı. Gözaltına alınan diğer 344 kişiden ise 278’i tutuklandı. Baro, gözaltına alınan çocukların tümünün sistematik bir şekilde işkenceden geçirildiği tespitinde bulundu. İHD Diyarbakır Şubesi ise olaylarda 300 kişinin yaralandığını açıkladı.
Baro ve İHD, yaşanan ölüm, yaralanma ve gözaltında işkenceye ilişkin Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunarak dava açılmasını talep etti. İdari soruşturma başlatılması talebiyle de Diyarbakır Valiliğine başvuru yapıldı. Diyarbakır Valiliği, Enes Ata ve Mahsum Mızrak’ın faili olan polisler hakkında önce soruşturma izni vermedi, avukatların mahkemeye yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine ise izin vermek zorunda kaldı.

EYLEME KATILANLARA CEZA YAĞDI

7’si çocuk 13 kişinin ölümü, yüzlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylarla ilgili hiçbir kamu görevlisi ceza almadı. Sadece Enes Ata ve Mahsum Mızrak’ın ölümüne neden 3 özel harekat polisi hakkında “olası kast sonucu ölüme neden olmak” suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yargılama sırasında gaz fişekleri, elbiseler ve olay gününe ilişkin telsiz kayıtları gibi davanın seyrine etki edecek ve failleri ortaya çıkaracak deliller birer birer yok edildi. Savcı, sanık polislerin “delil yetersizliğinden” beraatini istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Mahsum Mızrak’ın ailesinin yaptığı başvuruda Türkiye’yi “yaşam hakkının ihlali” ve “etkin soruşturma yapmamak”tan suçlu bularak 69 bin avro tazminata mahkum etti.

Kamu görevlilerinin aksine, 28 Mart olaylarına katıldığı gerekçesiyle tutuklanan ve işkence görenler hakkında açılan davalarda yüzlerce kişi onlarca yıl hapis cezasına çarptırıldı.

‘BENDEN ALINAN VERGİ İLE OĞLUMUN KATİLLERİNE MAAŞ ÖDENİYOR’

Polisin attığı gaz fişeğiyle hayatını kaybeden 8 yaşındaki Enes Ata'nın babası Selamettin Ata
Polisin attığı gaz fişeğiyle hayatını kaybeden 8 yaşındaki Enes Ata'nın babası Selamettin Ata

Olayları kaldırım üzerinde izleyen 8 yaşındaki Enes Ata, 30 Mart’ta gazetecilerin gözleri önünde, polisin attığı gaz fişeğinin isabet etmesiyle yaşamını yitirdi. Ata’nın objektiflere yakalanan yaralanma anı, 28 Mart olaylarının simgelerinden biri olarak hafızalara kazındı. Ata’nın babası Selamettin Ata, Enes’in davasındaki delillerin birer birer yok edildiğini belirterek şunları söyledi: Oğlumun üzerindeki elbiseleri bile imha ettiler. Oğlumu öldüren gaz fişeğini adli emanette kaybettirdiler. Üzerinden 13 yıl geçti, kimse cezalandırılmadı. Baştan belli, oğlumun katilleri korunuyor. Bütün deliller karatıldı. Gaz kapsüllerini kaybettirerek olayın üstünü kapattılar zaten. Bunların yargılanmayacakları baştan belliydi. Çünkü ‘vatan, millet, Sakarya’ edebiyatıyla ‘Biz vatanımız için yaptık’ dediler. Ben şu anda işkence yaşıyorum. Düşünebiliyor musun, devlet benden vergi alıyor, benim oğlumun katillerine maaş ödüyor. Bu kişiler ellerini ve kollarını sallaya sallaya aramızda dolaşıyor. Beni koruması gereken kişiler tarafından oğlum katledildi. Artık benim adaletten hiç umudum kalmadı. Yine de bu davanın sonuna kadar takipçisiyim, davacıyım ve şikayetçiyim. Ömrüm yettiği sürece bunun peşini bırakmayacağım ve hukuk mücadelesini sürdüreceğim. (Diyarbakır/MA)

 

29.03.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz