Bu darbeyi Ergenekon mu yaptı?... Ahmet Nesin yazdı

Bu darbeyi Ergenekon mu yaptı?... Ahmet Nesin yazdı

Hiçbir hükümet kendisini derin devletten soyutlayamaz, şu yada bu nedenden ötürü birlikte çalışmıştır, ucu mutlaka ama mutlaka kendisine dokunuyordur.

Başlığa koyduğum soruya hemen yanıt vereyim, hayır, bu darbeyi Ergenekon yapmadı… Ergenekon yapmadı ama kim ne derse desin, 15 Temmuz gecesi onlar için, tam da “Armut piş, ağzıma düş” dediğimiz cinsten oldu… Okuyanlar bilir, Ergenekon ve Balyoz hakkında çok yazı yazdım. Kimi arkadaşlarım beni Ergenekonculukla bile suçladılar. Çok detaya girmeyeceğim ama ben başından beri Ergenekon ve Balyoz davalarının sonuç vermeyeceğini, fasa-fiso davalar olduğunu yazdım durdum…

İlk olarak bilmeyenler için şunu söylemeliyim ki, iki olayın da içinde darbe girişimi olduğunu ilk günden itibaren savundum. Buna çeşitli gerekçeler de getirdim kendime göre. Darbe girişiminden dolayı hapse giren tanıdıklarım da vardı, tanımasam bile böyle bir işin içine gireceklerinden emin olduklarım da…

Peki bunca bilgiye karşın neden sonuç vermeyeceğinden emindim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, davanın sonuçlanmayacağını, daha doğrusu beraatle sonuçlanacağını söylememim nedeni Fethullah Gülen ekibi değildi. Onların palavraları, yanlış bilgileri benim gözümde darbe girişiminin olmadığı anlamına gelmedi.

Ben başından itibaren şunu söyledim: “Bugüne kadar yaşanan bütün darbeler, darbe öncesi saldırılar, katliamlar, Kürtlerin faili meçhul katledişi, Kahramanmaraş, Çorum, Sıvas ve Madımak ve bunlara benzer onlarca olay derin devlet denilen örgütün işidir. Derin devlet dendiğinde sadece bir kurum aklınıza gelmesin, o an hangi iktidar varsa, onun derin devletinin öne çıktığı ve hatta böyle dönemlerde kendi içinde neredeyse savaştığı ve arasında da insan öldürdüğü bir derin devlet…

Daha da üstüne basarak şunu söyleyebilirim, komünizme karşı ABD tarafından yıllarca desteklenen derin devleti çoğu zaman yönetmek de onlara kalmıştır. Tam türkçesi Türkiye derin devletini oluşturan ve besleyen ABD bugüne değin, ülke başbakanlarını bile kendi seçmiştir. ABD sadece Usame Bin Ladin’leri desteklememiş, Orta-Doğu’da bütün liderleri kendisini destekleyeceklerden seçmiş ve onlar havaya girince değiştirmiştir.

Bu şunu bütün gerçekliğiyle ortaya koymaktadır: Hiçbir hükümet kendisini derin devletten soyutlayamaz, şu yada bu nedenden ötürü birlikte çalışmıştır, ucu mutlaka ama mutlaka kendisine dokunuyordur. Yaşadığımız kimi cinayet ve katliamlara karşı ya sessiz kalmış yada kendisi emretmiştir. 1980 öncesi Süleyman Demirel’in kurduğu 1. ve 2. Milliyetçi Cephe hükümetleri bunun en somut örneklerindendir. MHP o kadarcık vekille neler yapmıştır, ülkücüler cinayetten yargılanmışlardır.

Menderes döneminde 6-7 Eylül olayları hükümet-derin devlet işbirliğidir. Tansu Çiller’in faili meçhul dönemini kimse unutamaz. Turgut Özal önce darbenin başbakan yardımcısıdır ve 3 idam cezasında bizatihi imzası vardır. En demokrat sanılan Bülent Ecevit neredeyse Fethullah Gülen’i başbakan yardımcısı yapacaktı, bunu bilmeyen yok.

Ve gelelim Recep Tayyip Erdoğan’a… Nasıl polisten destek almazsa mafya mafya olamazsa, derin devletten destek alamayan Erdoğan da bunca katliama emir veremez. Sivil bir başbakan onları yanına alamazsa ‘Gezi olaylarında vur emrini ben verdim’ diyemez. Derin devleti arkasına almadan Sur, Şırnak, Cizre katliamlarını yapamaz.

Derin devletle hesaplaşmak ancak onlarla şimdiye dek hiçbir bağı olmayan sosyalistlerin, devrimcilerin ve hep eziyet çektiğine tanık olduğumuz azınlıkların, Kürtlerin, Ezidilerin, Alevilerin işidir. Ve geçmişiyle hesaplaşmak isteyen sosyal demokratların ama asla yalnız değil, hep beraber…

Yıllarca yazdıklarımın özetiydi bunlar. Ve yazının başında da yazdığım gibi, bu darbeyi Ergenekon yapmadı ama düşlediği, uğruna hapis yattığı ve öldüğü darbe sonunda onun kucağına geldi. 15 Temmuz darbesine karşı sivil darbe yaptığını sanan Erdoğan esasında bütün darbe ve karmaşık dönemlerde olduğu gibi derin devleti arkasına almadan kımıldayamaz. Anlayacağınız, 15 Temmuz darbesini önlemekle övünen Erdoğan ve AKP şimdi Ergenekoncuların ve Balyozcuların emrindedir. Armut pişti ama kim olduğunu da artık siz bulun…

Haftaya da devam edeceğim ve yazının başlığı “DARBECİ DARBE TAMAMLANMADAN CİNAYET İŞLEMEZ…

 

28.06.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz