Beyza Buldağ’a Açık Mektup - Ayşe KULİN

Beyza Buldağ’a Açık Mektup - Ayşe KULİN

Beyza Buldağ’a Açık Mektup - Ayşe KULİN

Sevgili Beyza,

Seni hiç tanımıyordum. BÜ için sosyal dayanışma köşeni açtığında dahi adına dikkat etmemişim. BÜ öğrencilerine destek vermek için başlattığın iletiyi tıkladığım halde, her zamanki beceriksizliğimle göndermeyi becerememişim.

Öğrencilerin tartaklandığı, tekmelendiği ve tutuklandığı polis baskınından sonra, tutuklananlar arasında olduğun için öğrendim adını, gazetelerde çıkınca da fotoğrafından çok güzel bir kız olduğunu gördüm.

Yüreğinin de aydınlık ve güleç yüzünden geri kalmadığını artık hepimiz biliyoruz.

Sevgili Beyza, sen hayatının baharında bir çiçeksin, ben seksen yaşındayım. Büyükannelerinin kuşağına ait bir dinozor olarak sana söylemek istediğim birkaç şey var. Öncelikle, delikanlı yaşının hakkını verdiğin için seni kutluyorum.

Ben de altmış bir yıl önce tıpkı senin ve akranların gibi hukukun ayaklar altına alınmasına karşı çıkmış, irticanın hortlama ihtimalini ta o günlerde görerek eylemlere katılmıştım.

ONUR VE ÖZGÜRLÜK

Çünkü daha yıllar öncesinde, Ankara’da bir yaz günü, ondört yaşlarında bir ortaokul öğrencisiyken, bir kız arkadaşımla Kızılay’dan Ulus’a giden otobüse binmiştik. Üzerimizde kısa kollu basma elbiselerimiz vardı. Sakallı bir adam her ikimizin de kollarına yapışıp, “Çok yakında böyle kısa kollu giysilerle ortada dolaşamayacaksınız küçük or.... lar” demişti. Ben akşam bu olayı dudaklarım titreyerek babama anlattığım da, babam bana dedi ki:

“Bak kızım, su akar, yolunu bulur ve mutlaka denize ulaşır! Yolunun üzerinde kayalar varsa, kayaları deler, delemez ise kayanın etrafından dolaşır, olmadı yer altı suyu olarak devam eder bir süre ama sonunda mutlaka denize ulaşır. Kişisel onur ve özgürlük bir insanın olmazsa olmazıdır. Varması şart olan denizidir. Senin de aydınlığa giden yolunun üzerine pürüzler, engeller, kayalar çıkabilir, onları sabırla bertaraf ederek yoluna devam edeceksin. Senin denizin, Atatürk ilkelerine göre işleyen devlettir. Önüne çıkan pürüzleri ayıklayarak, doğru olanı bilmeyenlere sabırla doğruyu anlatarak yoluna devam et ve pes etme çünkü sonuç değişmez.

Dünyadaki tüm insanlar bir gün hak, hukuk ve adaletin tecelli ettiği, özgür ve onurlu yaşama kavuşacaklar. Bunu böyle bil, ayağına takılacak taşlar için boşuna kendini üzme.”

Şimdi ben de sana diyorum ki Beyza sakın üzülme! İnsanın özgürlüğü ve onuru, olmazsa olmazıdır. Su akar, yolunu bulur!

PES ETMEK YOK

Bir de itirafım var; mesajın geldiğinde eğer o anda tencereyi karıştırdığım tahta kaşığı, yemeği yakmayı göze alıp bırakaydım, belki doğru tıklamayı becerecek, ben de bu ülkenin bir yazarı olarak, açtığın dayanışma grubunun içinde olacaktım.

Beceriksizliğim ki, benim hatam, şimdi hatamın etrafında dolanıp listeye ulaşmak için çabalıyorum, gördüğün gibi. Pes etmiyorum.

Kalbi, haksızlıklar, hukuksuzluklarla sınanmakta olan tüm gençler için sevgi ve endişeyle çarpan yaşlı yazardan, aydınlık bir gelecek umuduyla.

AYŞE KULİN

12.02.2021 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz