'Ben artık ölü kahramanlar istemiyorum'

'Ben artık ölü kahramanlar istemiyorum'

'Ben artık ölü kahramanlar istemiyorum'

www.gaziantephaberler.com sitemiz yazarlarından Selah Özakın'ın başlattığı eylem Artı Gerçek'te manşetten duyuruldu.

İŞTE O HABER

73 yaşındaki şair Selah Özakın, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için Abbasağa Parkı’nda oturma eyleminde. Eylemi, Gülmen ve Özakça serbest bırakılana kadar sürdüreceğini söylüyor.

Sibel HÜRTAŞ

İSTANBUL - Açlık grevini sürdürürken tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemlerinden biri de Abbasağa Parkı’nda. Bu eylemi düzenleyen Şair Selah Özakın.

Özakın, 73 yaşında bir şair. Her gün saat 13:00’de Abbasağa Parkı’na gidiyor, akşam 18:00’e kadar elinde tuttuğu “Semih’e Özgürlük, işte isteğim bu” döviziyle oturuyor. Ona emekli Zerrim Aldemir de eşlik ediyor. Aldemir’in de elinde bir pankart var: “Nuriye’ye Özgürlük, işte isteğim bu.”

Selah Özakın, eylem süresince yaşadıklarını anlatıyor. “İlk gün bu parka bir otobüs çevik kuvvet, bir otobüs de sivil polis geldi. Açlık grevi değil de oturma eylemi yapacağımızı söyledik. Gittiler ve bir daha gelmediler.”

Özakın, dayanışmanın da gün geçtikçe arttığını anlatıyor. Onlara destek verenler bir yana özellikle de Parkın komşularından destek almışlar. “Çok ilginç komşularımız var burada oturduğumuzu görenler geliyor, ‘bir şeye ihtiyacınız var mı getirelim’ diyorlar. Bu mahallede oturan insanlar bunlar. Çarşı grbu geldi. Destekçilerimiz gün geçtikçe artıyor” diyor.

Peki neden böyle bir eylem başlatı Özakın, bu sorunun yanıtını da şöyle veriyor:

“Semih ile Nuriye’nin açlık grevleri devam ediyordu. İzliyorduk mücadelede kazanırlar kazanmazlar diye düşünürken oradaki destek arttıkça rahatsızlık da arttı. Bir süre sonra da içeri aldılar. Ben bundan dolayı çok rahatsız oldum. Onlar bir mücadele veriyorlar. Hak alma mücadelesi. Siz hak almak için açlık grevinde olanları içeri alıyorsunuz. Öldürmek mi istiyorsunuz diye bir soru doğdu ben de. Sonra da bir şey yapmak lazım dedim.”

Önce açlık grevi yapacağını duyurmuştu Özakın. Ama bu konuda bazı sorunlar ortaya çıkmış. Özakın, “”Önce açlık grevi yapacaktık. Doktor engeli çıktı. Kesinlikle olmaz dediler. Yüksek tansiyonunuz var. Bu yüzden oturma eylemine çevirdik” diyor.  

Bu süreçte Semih Özakça ve Nuriye Gülmen ile de avukatları aracılığıyla iletişime geçmişler. Özakın, “Bizim böyle bir eylem yapacağımızı avukatları söylemi onlara. Onlar da ne yapın ne edin Özakın’ın yanına gidin ve bizden selam iletin demiş. O selamı bana getirdiler. Ben de onlar için imzaladığım bir kitabı, cezaevine gönderdim” diye anlatıyor.

CEZAEVİNDEN ÇIKSINLAR GERİSİNİ DÜŞÜNÜRÜZ

Peki Özakın’ın bu eylemdeki amacı ne? Şunları söylüyor:

“Benim derdim şu: Onların işe dönmelerinden çok onların bırakılmaları. Çünkü içeride açlık grevinin neye mal olacağını ben de biliyorum. Hayatlarına mal olacak. Çok kararlı bir şekilde devam ediyorlar. duyduğumuza göre vitamin vermiyorlar. Bu bilinçlerinin yitmesine doğru bir süreç. Bir an önce bırakılmalılar diye düşündük. Bu yüzden eylemimiz de onlar bırakılana kadar sürecek.

BEN ARTIK ÖLÜ KAHRAMANLAR İSTEMİYORUM

Onları bırakın. Bırakın. Haklarını verirsiniz ya da vermezsiniz o daha sonraki mesele. Şimdi onların hayata tutunmalarını sağlamak lazım. Ben artık ölü kahramanlar istemiyorum. Ben hayli eskiden beri bir sürü kahramanımızı kaybettim. Yeni kayıp kahramanlar istemiyorum.

Duyarlılığın benimle sınırlı olmadığını çok iyi biliyorum. Bu duyarlılıkta olan insanları ben ne yapabilirim diye kafa yormalarını istiyorum. Bu işten rahatsız olan duyarlı insanların kafa yormaları gerektiğini düşünüyorum.” 

31.05.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz