1 Mayıs Şiirinin Öncüsü: Yaşar Nezihe

1 Mayıs Şiirinin Öncüsü: Yaşar Nezihe

" Deniz Gezmişlerin ölümünü görmek istemiyorum" dedi.İdamdan bir gün önce yıldızlara ulaştı

Türkiye'de ilk 1 Mayıs şiirini yazan Nezihe Yaşar'dır...

Bir kadın yani...

Önce Yaşar Nezihe'nin " Deniz Gezmişler için " Onları asacaklar. O günü görmek istemiyorum"  diyerek bir gün önce yıldızlara ulaşması karşısında ne söylenebilir ki.

Önce bu konudaki yazımı, sonra da ilk 1 Mayıs şiirini okuyalım mı. ( Atilla Karaduman )

Özellikle son günlerin sıkıcı-kasavetli havasından birazcık kurtulmak için Altınoluk’un Kaz Dağları (İDA)nın eteğindeki eski adıyla Papazlık Köyü’ne atıyorum kendimi…

Yanlış mekândan çay alıp, başka bir mekâna ait masaya kurulup çayımı yudumluyorum…

Körfezin eşsiz güzelliği, Ayvacık Adaları, ünlü Yunan Şairi Sappho’nun doğduğu Midilli Adası gözlerimin önünde…

Gaziantep’in erenleri babamız merhum Halil Karaduman’ın eşsiz bir sesi vardı. Sonradan kapatılan o dönemler TRT bünyesinde yayın yapan Gaziantep Radyosu’nda epeyce eser icra etmişti.

Müzik tutkusu yoğun olan ailemizde, ben,  bağlama çalmaya uğraşırken Erenler hep ritim tutardı…

Özellikle de “ Aşkın ne derin yâreler açtı” yı müthiş okur, biraz da kederlenirdi.

Türkiye İşçi Sınıfının ilk kadın şairesi olarak bilinen Nezihe Yaşar’ın sözlerini yazdığı bu şiir, daha sonraları neredeyse tüm sanatçılar tarafından seslendirildi.

Peki, kimdi Nezihe Yaşar?

Deniz Gezmişlerin idam edileceğini bilen ve “ O günü görmeden ölmek istiyorum” diyebilen, hayatı başlı başına bir roman olan bir hanımefendi, bir öncü kadın.

Yine döndük Gaziantep’e…

Mahallemizin güzel kızı Lütfiye Aydın işte bu Nezihe Yaşar’ın hayatını, çilelerini ve özellikle de “ Aşkın ne derindir” i romanlaştırdı.

Aynı isimli romanını az önce saydığım o güzellikler içerisinde okumaya başlıyorum ki aman tanrım sayfalardan ayrılamadığım için çayları buz gibi içmeyi sürdürüyorum.

Rıfat Ilgaz ödüllü yazarımız Lütfiye Aydın’ın “ Aşkın ne Derin” romanı iki ayrı hikâye olarak ele alınmış, sonradan bütünleşmesi ile de insanın tüylerini diken diken eden, okurların sevgi gözyaşları dökmesine neden olacak bir titizlik ve kalem ustalığı ile sunulmuş okurlara.

Bence Kitap Yayınevi tarafından basılan kitabı Lütfiye Aydın şöyle özetliyor:

 Hani kimi masallarda hak aşıkları rüyalarında gördükleri bir suretin peşine düşer de gerçeği bulana dek diyar diyar dolaşır ya, tıpkı onlar gibi ben de annenizin peşine düştüm. Nezihe Yaşar gerçeğini bulana dek çalışacağım. İnanıyorum ki benden sonra başkaları da çalışacak Nezihe Yaşar konusunda. Şiirleri üzerine tezler yazılacak, belki hayatı oyunlaştırılacak. Romanlaştırılacak. Yalnızca üç beş kişinin tanıdığı anneniz günün birinde mutlaka bütün topluma mal olacak

Romanı bitirdikten sonra Lütfiye Aydın’ı telefonla arayarak kendisine “ Senin romanlarını bir daha okumayacağım. Beni ağlatmak zorunda mısın” dedim.

Ben bir roman eleştirmeni değilim.Bu romanda beni en çok şaşırtan ise  Yaşar Nezihe'nin şiirlerinin İstanbul'da değil de Gaziantep'in Nizip ilçesindeki bir matbaada basılması oldu.

Lütfiye Aydın’ın eline, kalemine,yüreğine binlerce sağlık diyorum.

NOT. AŞKIN NE DERİN ŞİİRİ GAZEL YAPILMIŞTIR. SEVCAN ORHAN'DAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ

İŞTE TÜRKİYE'NİN İLK 1 MAYIS ŞİİRİ

 

Ey işçi…
bugün hür yaşamak hakkı seninken

patronlar o hakkı senin almışlar elinden.

sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin
kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?

rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;
lakin seni fakr etmede günden güne berbâd.

zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden.
azm et de esaret bağı kopsun bileğinden.

sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün.
bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.

 

Ey işçi…
mayıs birde bu birleşme gününde
bişüphe bugün kalmadı bir mani önünde…

baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;
yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz.

patron da fakir işçilerin kadrini bilsin
ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin.

dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi.
bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi.

herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay
sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say…

birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü.
ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.

sayende saadetlere mazhar beşeriyet;
sen olmasan etmezdi teali medeniyet.

boynundan esaret bağını parçala, kes, at!
kuvvetedir hak, hakkını haksızlara anlat.

1.05.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
Mekanı cennet olsun ne güzel anlatmış
Yoldas2 May 2019 12:02:52